<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Uzay Bilimleri için yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.uzaybilimleri.net/comments/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.uzaybilimleri.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Jan 2012 13:26:01 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<item>
		<title>Yer Çekimi (Gravitasyon) Kanunu ve Kepler Kanunları yazısına necat taşdelen tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/yer-cekimi-gravitasyon-kanunu-ve-kepler-kanunlari.html#comment-374</link>
		<dc:creator>necat taşdelen</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 13:26:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=720#comment-374</guid>
		<description>Faydalı bir düzeltme


Yörünge denklemi   r=-a*t^2+a*t*T-a*T^2/6 dır. Tabii ki –a*T^2/6=0 değildir.
Sehven r=-a*t^2+a*t*T+0 denmiştir. t=0 zamanında r=0 değildir.

Bu deyiş yörüngelerin sarmal olduğunu değiştirmez.
Ancak r=0 haline de bir mana vermek gerekiyor:
(M+m) kütlesinden (m) kütlesinin kopması veya  birleşmesi (r=0) demek .(Noktasal düşünüyoruz)
Bu durumda r&lt;0 ne demek olabilir? Yorumu zor.

Acaba hangi (t) değeri için (r=0) dır,hesaplanırsa
t=(a*T[+-](a^2*T^2-2/3*a^2*T^2)^(1/2))/(2*a)   	2nci derece denklem discriminantı yazılır.Bu:
t=T/2*(1[+-](1/3)^(1/2))   				demek oluyor.Yani:
t1=T/2*(1+1/Kök 3)	= 0,7886…*T
t2=T/2*(1-1/Kök3)	 =0,2114…*T  			gibi iki çözüm var.Bu çözümlerin anlamı ne olabilir?
Her iki (t1 ve t2) zamanında (r=0) oluyor.
Ancak t=0 ve t=T zamanında r&lt;0 oluyor.		Buyurun yorumlayın!
r=0 mantıklı, yani (M+m) kütlesi yekpare imiş veya yekpare olacakmış.
fakat r&lt;0 ın anlamı derinleştirilmelidir.
Mesela şöyle bir yorum getirilebilir (zor kavram):
Kopma  öncesi  (M+m) den ibaret kütlede (m) için (T) ömrü mukadder olmuştur.Ola bilemez mi?
Zamanın başladığı,var olduğu salisede r&lt;0 idi. r=-a*T^2/6 idi. (Big Bang veya small banglar düşünelim)
Bu negatif değer bir mukadder hesabı akla getiriyor.
Sanki daha yaratılıştan (m) için bir (T) ömrü biçilmiş gibi. Kararlaştırılmış. Hangi kudret karar vermiş?
(M+m) yekpare kütlesinin r=0 dan başka r&lt;0 değerinin de varlığı şaşırtıcı.Yani:
Uzay hareketleri,daha uzay yokken,zaman yokken karara bağlanmış,yazılmış gibi.
Bakınız matematik insanı ne gibi felsefelere götürüyor.

Bu arada “Kepler Kanunları” nın sakat olduğuna dair fikir ve kanaatiniz ne durumda?
Pek yakında bu kanunları öğreten tedrisatın kaldırılması talebinde bulunacağım.
Bu konudaki kültürünüzün sıfıra vurması halinde,kendi hakkınızda nasıl düşüneceksiniz,doğrusu merak ediyorum.
Gene tabiidir ki,bu kültürünüzü güncellemek sizin özgür düşünme hakkınızdır.İradenizdir.
Bunları bana biat edesiniz diye yazmıyorum.Biat yoktur.Fikir esareti yoktur.
Beyin yıkamak yoktur.Beyin yönlendirmek yoktur.Özgür düşünme hakkı vardır.
&quot;Tedrisattan kaldırtacağım&quot; ne demek? Ne büyük iddia!Bir yorumunuz olabilir mi?
Sevgilerimle
necattasdelen@ttmail.com</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Faydalı bir düzeltme</p>
<p>Yörünge denklemi   r=-a*t^2+a*t*T-a*T^2/6 dır. Tabii ki –a*T^2/6=0 değildir.<br />
Sehven r=-a*t^2+a*t*T+0 denmiştir. t=0 zamanında r=0 değildir.</p>
<p>Bu deyiş yörüngelerin sarmal olduğunu değiştirmez.<br />
Ancak r=0 haline de bir mana vermek gerekiyor:<br />
(M+m) kütlesinden (m) kütlesinin kopması veya  birleşmesi (r=0) demek .(Noktasal düşünüyoruz)<br />
Bu durumda r&lt;0 ne demek olabilir? Yorumu zor.</p>
<p>Acaba hangi (t) değeri için (r=0) dır,hesaplanırsa<br />
t=(a*T[+-](a^2*T^2-2/3*a^2*T^2)^(1/2))/(2*a)   	2nci derece denklem discriminantı yazılır.Bu:<br />
t=T/2*(1[+-](1/3)^(1/2))   				demek oluyor.Yani:<br />
t1=T/2*(1+1/Kök 3)	= 0,7886…*T<br />
t2=T/2*(1-1/Kök3)	 =0,2114…*T  			gibi iki çözüm var.Bu çözümlerin anlamı ne olabilir?<br />
Her iki (t1 ve t2) zamanında (r=0) oluyor.<br />
Ancak t=0 ve t=T zamanında r&lt;0 oluyor.		Buyurun yorumlayın!<br />
r=0 mantıklı, yani (M+m) kütlesi yekpare imiş veya yekpare olacakmış.<br />
fakat r&lt;0 ın anlamı derinleştirilmelidir.<br />
Mesela şöyle bir yorum getirilebilir (zor kavram):<br />
Kopma  öncesi  (M+m) den ibaret kütlede (m) için (T) ömrü mukadder olmuştur.Ola bilemez mi?<br />
Zamanın başladığı,var olduğu salisede r&lt;0 idi. r=-a*T^2/6 idi. (Big Bang veya small banglar düşünelim)<br />
Bu negatif değer bir mukadder hesabı akla getiriyor.<br />
Sanki daha yaratılıştan (m) için bir (T) ömrü biçilmiş gibi. Kararlaştırılmış. Hangi kudret karar vermiş?<br />
(M+m) yekpare kütlesinin r=0 dan başka r&lt;0 değerinin de varlığı şaşırtıcı.Yani:<br />
Uzay hareketleri,daha uzay yokken,zaman yokken karara bağlanmış,yazılmış gibi.<br />
Bakınız matematik insanı ne gibi felsefelere götürüyor.</p>
<p>Bu arada “Kepler Kanunları” nın sakat olduğuna dair fikir ve kanaatiniz ne durumda?<br />
Pek yakında bu kanunları öğreten tedrisatın kaldırılması talebinde bulunacağım.<br />
Bu konudaki kültürünüzün sıfıra vurması halinde,kendi hakkınızda nasıl düşüneceksiniz,doğrusu merak ediyorum.<br />
Gene tabiidir ki,bu kültürünüzü güncellemek sizin özgür düşünme hakkınızdır.İradenizdir.<br />
Bunları bana biat edesiniz diye yazmıyorum.Biat yoktur.Fikir esareti yoktur.<br />
Beyin yıkamak yoktur.Beyin yönlendirmek yoktur.Özgür düşünme hakkı vardır.<br />
&quot;Tedrisattan kaldırtacağım&quot; ne demek? Ne büyük iddia!Bir yorumunuz olabilir mi?<br />
Sevgilerimle<br />
<a href="mailto:necattasdelen@ttmail.com">necattasdelen@ttmail.com</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yer Çekimi (Gravitasyon) Kanunu ve Kepler Kanunları yazısına necat taşdelen tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/yer-cekimi-gravitasyon-kanunu-ve-kepler-kanunlari.html#comment-373</link>
		<dc:creator>necat taşdelen</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 15:20:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=720#comment-373</guid>
		<description>Uzay yörüngelerinin şeklini belirleyen Diferansiyel denklemin çözümü ve Z=Z(t) incelenmesi hakkında. Okuyup anlarsanız Kepler’den vaz geçeceksiniz!

Malum şunları yazmıştık:
(F*dt=m*dv)     den     (F*r*dt=m*r*dv)       enerji diferansiyelini yazarız.
ETotal=EKinetik+EPotansiyel=Sabit               sakınım kanunudur. Der ki:
Bir yörünge üzerinde hareket halindeki bir (m) kütlesinin enerjisi değişmez. Enerji bir iş yapma kabiliyetidir. Kaybolmaz. Sakınır. Bütün konumlarda E0=E1=E2=E3=…=En= Sabit dır. Bu:
1/2*m*Vt^2+m*a*r+1/2*I*w^2=Ct0           demektir. Diğer taraftan:
1/2*I*w1^2 =1/2*I*w2^2=…= 1/2*I*wn^2=m*Ct1=m*Ct2=…m*Ctn      dir. Ne demek bu?

Dünyanın kendi etrafındaki dönüş enerjisi, başlangıçta ne idiyse, her zaman ve her konumda aynı kalır. Bu enerji var oluştan kazanılmıştır. Kaybolmaz. Artması veya azalması söz konusu değildir. Ancak bir dış-iç etkenle, bir dış-iç müdahale ile değişir. Bu müdahale enerji eklemek veya çıkarmak anlamına geleceğinden, sakınım kanununa aykırıdır. Dış-iç  müdahale yoktur. Ortam yekpare boşluktur. Ortam değişmemektedir. Bu hızı değiştirecek bir göktaşı çarpması düşünülmemektedir. Veya dünyadan bir kütlecik kopması da düşünülmemektedir. Bu durumda:

1/2*m*Vr1^2+1/2*m*Vp1^2+m*a1*r1=1/2*m*Vr2^2+1/2*m*Vp2^2+m*a2*r2       şeklinde yazılır.
1/2*m*Vp1^2=1/2*m*Vp2^2 = CtN          olduğu biliniyor. (Yörünge boyunca Vp=Sabit)
1/2*I*w1^2=1/2*I*w2^2                             olduğu da biliniyor.(Doğuştan, var oluştan). Bu durumda:
(1/2*m*Vr^2+ CtN)+ m*a*r + m*Ct1=m*r*dV/dt=Ct0            yazılır. Veyahut,
1/2*m*Vr^2+m*a*r+K=m*r*dV/dt                                             yazılır. (Sabitleri K ile topladık)
Bu bir diferansiyel denklemdir. Alışageldiğimiz şekliyle bu:
1/2*m*r’^2+m*a*r+K=m*r*r’’                                                     şeklinde yazılır. Sadeleştirilir:
r’^2+2*a*r+2*K/m=2*r*r’’         şekli bulunur. Bu diferansiyel denklemin çözümü: (model olarak)
r=-a*t^2+a*t*T+Z            şeklindedir. Burada (T=cismin toplam ömrüdür).(Z’in ne olduğu incelenmedi.)

Şimdi bu incelemeyi yapacağız. Bazı harf değişiklikleri geliyor:

r’^2+2*a*r+S=2*r*r’’                    de       S=2*K/m  ve K=CtN+m*Ct1 dir. Sabittirler.
Denklemin çözümü:
r=-a*t^2+a*t*T+Z                          dir. Tahkik edelim.(diferansiyelleri alıp denkliği yazacağız)
r’=-2*a*t+a*T
r’’=-2*a		                              denklemleri yazılır.(Ne hakla Z=Sabit kabul etmiş oldum?)
Tahkik edelim (bakalım Z=sabit demek hakkımız var mı ki, Z’=0 dedik).İnceleyeceğiz.

r’^2+2*a*r+S            =[4*a^2*t^2+a^2*T^2-4*a^2*t*T]+[-2*a^2*t^2+2*a^2*t*T+2*a*Z]+S
2*r*r’’                        =4*a^2*t^2-4*a^2*t*T-4*a*Z
Renkleri sadeleştirelim,kalan;
a^2*T^2-2*a^2*t^2+2*a^2*t*T+2*a*Z+S=-4*a*Z                       yazılır.
t=0 iken de bu hesaplar geçerlidir.Yani: (bakınız burası can alıcı mantıktır)
a^2*T^2+2*a*Z+S=-4*a*Z                          yazılır
S+a^2*T^2=-6*a*Z                                       yazılır
Z=-(S+a^2*T^2)/(6*a)                                  bulunur. Bu durumda:
r=-a*t^2+a*t*T-(S+a^2*T^2)/(6*a)           olur
a^2*T^2-2*a*(S+a^2*T^2)/(6*a)=4*a*(S+a^2*T^2)/(6*a)          yazılır
3*a^2*T^2-6*a(…..)/(6*a)=2*6*a(…..)/(6*a)                                  yazılır
3*a^2*T^2=3*(…) 					              yazılır
a^2*T^2=S+a^2*T^2 	ve
S=0 			bulunur
Z=-a*T^2/6 		olur ,bu sabit bir değerdir,(demek ki Z=sabit demek hakkımız varmış) ve
r=-a*t^2+a*t*T-a*T^2/6      		 denklemin çözümü olur.
Bu arada ;
S=0=2*K/m=2*(CtN+m*Ct1) 		den
CtN=-m*Ct1 				yazılır
m*Ct1=1/2*I*w^2=-1/2*m*Vp^2 	 bulunur
Bu acayip bir hesap. Hem de çok acayip!
m*Vp^2=-I*w^2          			 bulmayı beklemiyordum.
Mühim bir tespit bu. m*Vp^2=-I*w^2     imiş. İnanılacak gibi değil. Bu başlı başına bir uzay kanunu!
Böyleyse
1/2*m*Vt^2+m*a*r+1/2*I*w^2=Ct0=m*dVt/dt*r		den
1/2*m*Vr^2+1/2*m*Vp^2+m*a*r+1/2*I*w^2=m*r*dVt/dt     	yazılır demektir
1/2*m*Vr^2+m*a*r=m*r*dVr/dt       				yazılır demektir. (dVp=0 biliniyor)
Bu:
Vr^2+2*a*r=2*r*dVr/dt 		demektir.Yani
r’^2+2*a*r=2*r*r’’ 			demektir.
Zaten böyleydi. Bir ispat değil ki bu!Sadece
Bir acayiplik  olmadığı tahkik edilmiş oldu.Varsayımlarımız tutarlıymış.
S=0                                    			 olduğu da anlaşıldı.

r=-a*t^2+a*t*T+0           		 yörünge denklemidir.

Bu bir elips denklemi değildir.
Karteziyen sistemde bir paraboldur.Eğik atışlar denklemidir.Yani XY sisteminde X=t  ekseni bir çizgidir.
Polar sistemde bu bir sonlu sarmaldır. Milyarlarca sarmal.(t) dairelerdeki açısal ilerlemedir.
Newton’un zannı gibi “ad infinitum” değil,  “ad finitum” vardır.
t=T   olunca  r=0 olur.    Arada r=r(t) dir. Yörüngedir.
r=0   demek (m) kütlesi (M) kütlesine dalar, gömülür ,birleşir demektir.
Yörüngenin “ad finitum” bir sarmal olduğunun ispatıdır.
Maalesef Newton Keplerin tesirinde kalarak, güzelim teorisini çöpe atmış.
Ben sahiplendim. Aklınız yatarsa siz de sahiplenin. Kepler’den vaz geçin.
Yörüngelerin şekli şöyle: Var oluştan yok oluşa kadar geçen milyarlarca sarmal.
Bu sarmallar Güneş yörüngesi boyunca bir paraboloid yüzey  üzerine sarılı.Keşke bir resim yükleye bilseydim.Yüklemeyi başaramadım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Uzay yörüngelerinin şeklini belirleyen Diferansiyel denklemin çözümü ve Z=Z(t) incelenmesi hakkında. Okuyup anlarsanız Kepler’den vaz geçeceksiniz!</p>
<p>Malum şunları yazmıştık:<br />
(F*dt=m*dv)     den     (F*r*dt=m*r*dv)       enerji diferansiyelini yazarız.<br />
ETotal=EKinetik+EPotansiyel=Sabit               sakınım kanunudur. Der ki:<br />
Bir yörünge üzerinde hareket halindeki bir (m) kütlesinin enerjisi değişmez. Enerji bir iş yapma kabiliyetidir. Kaybolmaz. Sakınır. Bütün konumlarda E0=E1=E2=E3=…=En= Sabit dır. Bu:<br />
1/2*m*Vt^2+m*a*r+1/2*I*w^2=Ct0           demektir. Diğer taraftan:<br />
1/2*I*w1^2 =1/2*I*w2^2=…= 1/2*I*wn^2=m*Ct1=m*Ct2=…m*Ctn      dir. Ne demek bu?</p>
<p>Dünyanın kendi etrafındaki dönüş enerjisi, başlangıçta ne idiyse, her zaman ve her konumda aynı kalır. Bu enerji var oluştan kazanılmıştır. Kaybolmaz. Artması veya azalması söz konusu değildir. Ancak bir dış-iç etkenle, bir dış-iç müdahale ile değişir. Bu müdahale enerji eklemek veya çıkarmak anlamına geleceğinden, sakınım kanununa aykırıdır. Dış-iç  müdahale yoktur. Ortam yekpare boşluktur. Ortam değişmemektedir. Bu hızı değiştirecek bir göktaşı çarpması düşünülmemektedir. Veya dünyadan bir kütlecik kopması da düşünülmemektedir. Bu durumda:</p>
<p>1/2*m*Vr1^2+1/2*m*Vp1^2+m*a1*r1=1/2*m*Vr2^2+1/2*m*Vp2^2+m*a2*r2       şeklinde yazılır.<br />
1/2*m*Vp1^2=1/2*m*Vp2^2 = CtN          olduğu biliniyor. (Yörünge boyunca Vp=Sabit)<br />
1/2*I*w1^2=1/2*I*w2^2                             olduğu da biliniyor.(Doğuştan, var oluştan). Bu durumda:<br />
(1/2*m*Vr^2+ CtN)+ m*a*r + m*Ct1=m*r*dV/dt=Ct0            yazılır. Veyahut,<br />
1/2*m*Vr^2+m*a*r+K=m*r*dV/dt                                             yazılır. (Sabitleri K ile topladık)<br />
Bu bir diferansiyel denklemdir. Alışageldiğimiz şekliyle bu:<br />
1/2*m*r’^2+m*a*r+K=m*r*r’’                                                     şeklinde yazılır. Sadeleştirilir:<br />
r’^2+2*a*r+2*K/m=2*r*r’’         şekli bulunur. Bu diferansiyel denklemin çözümü: (model olarak)<br />
r=-a*t^2+a*t*T+Z            şeklindedir. Burada (T=cismin toplam ömrüdür).(Z’in ne olduğu incelenmedi.)</p>
<p>Şimdi bu incelemeyi yapacağız. Bazı harf değişiklikleri geliyor:</p>
<p>r’^2+2*a*r+S=2*r*r’’                    de       S=2*K/m  ve K=CtN+m*Ct1 dir. Sabittirler.<br />
Denklemin çözümü:<br />
r=-a*t^2+a*t*T+Z                          dir. Tahkik edelim.(diferansiyelleri alıp denkliği yazacağız)<br />
r’=-2*a*t+a*T<br />
r’’=-2*a		                              denklemleri yazılır.(Ne hakla Z=Sabit kabul etmiş oldum?)<br />
Tahkik edelim (bakalım Z=sabit demek hakkımız var mı ki, Z’=0 dedik).İnceleyeceğiz.</p>
<p>r’^2+2*a*r+S            =[4*a^2*t^2+a^2*T^2-4*a^2*t*T]+[-2*a^2*t^2+2*a^2*t*T+2*a*Z]+S<br />
2*r*r’’                        =4*a^2*t^2-4*a^2*t*T-4*a*Z<br />
Renkleri sadeleştirelim,kalan;<br />
a^2*T^2-2*a^2*t^2+2*a^2*t*T+2*a*Z+S=-4*a*Z                       yazılır.<br />
t=0 iken de bu hesaplar geçerlidir.Yani: (bakınız burası can alıcı mantıktır)<br />
a^2*T^2+2*a*Z+S=-4*a*Z                          yazılır<br />
S+a^2*T^2=-6*a*Z                                       yazılır<br />
Z=-(S+a^2*T^2)/(6*a)                                  bulunur. Bu durumda:<br />
r=-a*t^2+a*t*T-(S+a^2*T^2)/(6*a)           olur<br />
a^2*T^2-2*a*(S+a^2*T^2)/(6*a)=4*a*(S+a^2*T^2)/(6*a)          yazılır<br />
3*a^2*T^2-6*a(…..)/(6*a)=2*6*a(…..)/(6*a)                                  yazılır<br />
3*a^2*T^2=3*(…) 					              yazılır<br />
a^2*T^2=S+a^2*T^2 	ve<br />
S=0 			bulunur<br />
Z=-a*T^2/6 		olur ,bu sabit bir değerdir,(demek ki Z=sabit demek hakkımız varmış) ve<br />
r=-a*t^2+a*t*T-a*T^2/6      		 denklemin çözümü olur.<br />
Bu arada ;<br />
S=0=2*K/m=2*(CtN+m*Ct1) 		den<br />
CtN=-m*Ct1 				yazılır<br />
m*Ct1=1/2*I*w^2=-1/2*m*Vp^2 	 bulunur<br />
Bu acayip bir hesap. Hem de çok acayip!<br />
m*Vp^2=-I*w^2          			 bulmayı beklemiyordum.<br />
Mühim bir tespit bu. m*Vp^2=-I*w^2     imiş. İnanılacak gibi değil. Bu başlı başına bir uzay kanunu!<br />
Böyleyse<br />
1/2*m*Vt^2+m*a*r+1/2*I*w^2=Ct0=m*dVt/dt*r		den<br />
1/2*m*Vr^2+1/2*m*Vp^2+m*a*r+1/2*I*w^2=m*r*dVt/dt     	yazılır demektir<br />
1/2*m*Vr^2+m*a*r=m*r*dVr/dt       				yazılır demektir. (dVp=0 biliniyor)<br />
Bu:<br />
Vr^2+2*a*r=2*r*dVr/dt 		demektir.Yani<br />
r’^2+2*a*r=2*r*r’’ 			demektir.<br />
Zaten böyleydi. Bir ispat değil ki bu!Sadece<br />
Bir acayiplik  olmadığı tahkik edilmiş oldu.Varsayımlarımız tutarlıymış.<br />
S=0                                    			 olduğu da anlaşıldı.</p>
<p>r=-a*t^2+a*t*T+0           		 yörünge denklemidir.</p>
<p>Bu bir elips denklemi değildir.<br />
Karteziyen sistemde bir paraboldur.Eğik atışlar denklemidir.Yani XY sisteminde X=t  ekseni bir çizgidir.<br />
Polar sistemde bu bir sonlu sarmaldır. Milyarlarca sarmal.(t) dairelerdeki açısal ilerlemedir.<br />
Newton’un zannı gibi “ad infinitum” değil,  “ad finitum” vardır.<br />
t=T   olunca  r=0 olur.    Arada r=r(t) dir. Yörüngedir.<br />
r=0   demek (m) kütlesi (M) kütlesine dalar, gömülür ,birleşir demektir.<br />
Yörüngenin “ad finitum” bir sarmal olduğunun ispatıdır.<br />
Maalesef Newton Keplerin tesirinde kalarak, güzelim teorisini çöpe atmış.<br />
Ben sahiplendim. Aklınız yatarsa siz de sahiplenin. Kepler’den vaz geçin.<br />
Yörüngelerin şekli şöyle: Var oluştan yok oluşa kadar geçen milyarlarca sarmal.<br />
Bu sarmallar Güneş yörüngesi boyunca bir paraboloid yüzey  üzerine sarılı.Keşke bir resim yükleye bilseydim.Yüklemeyi başaramadım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yer Çekimi (Gravitasyon) Kanunu ve Kepler Kanunları yazısına necat taşdelen tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/yer-cekimi-gravitasyon-kanunu-ve-kepler-kanunlari.html#comment-372</link>
		<dc:creator>necat taşdelen</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 21:43:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=720#comment-372</guid>
		<description>Tabii ki kimse böyle araştırmalara tahammül edemez.
Şimdi sizin işiniz olmayacak,tuzunuz kuru olacak ki Vp sabit mi,değilmi merak edip araştıracaksınız.Hem sonra bulsanız neye yarar.Eski ananevi bilinenlerden vazgeçmek kolay değil.Sonra iş sadece Vp sabitle bitmiyor ki,peşinden çorap söküğü gibi elips yok,periyot yok gibi bir sürü kavram fizik dünyanızı karartacak.Bu işe senelerinizi vereceksiniz, sağlığınız sıhhatiniz bozulacak.Tepeniz atacak.
Onun için,ister inanın ister inanmayın,ben size bir metin yolluyorum:Bu metnin ingilizceye adaptasyonu son Nasa toplantısına bildirimim olarak gönderilmiştir.


Kepler Kanunları sakattır:
Giriş:
Kepler’in (1609) yörüngeler elips şeklindedir, alanlar kanunu vardır ve peryodlar kanunu (1618) geçerlidir şeklinde özetlenebilen uzay kanunlarının, ondan 50 yıl sonra gelen Newton tarafından da doğrulandığı devamlı anlatılan bir konudur. Oysa Newton’un Kepler’i onaylamadığı, sadece ve sadece “eğer yörüngeler bir konik kesit şeklinde ise, parabol ve hiperbol olamaz, çünkü cisim sonsuza kaçar, bu durumda elips olmalıdır, çünkü o yörüngede cisimler  elimizin gözümüzün önündedir” savını kabul etmiştir. Bir “eğer” şartı vardır. Eğer şartı olayın ispat edildiği anlamına gelmez. Newton Kepler’in etkisinde kalmadan da kendi görüşünü “yörüngeler sarmaldır” şeklinde ifade etmiştir. Ancak, bu ihtimali de bertaraf etmiş, çünkü onda da cisim sonsuza kaçar diye düşünmüştür. Bak: “Principia”. Maalesef Newton burada yanılmıştır. Cisim sonsuza kaçmaz, sonlu bir mesafeye uçar. Buradaki anlatımda Kepler yasalarını Newton kanunları ile çürütülmesi ve Newton yanılgısının düzeltilmesi ele alınacak. Yörüngeler elips şeklinde değil sarmal şeklindedir.
Alanlar kanunu yoktur:
Newton’un  F*dt=m*dv  mekanik kanununu düşünelim
(İş=W=F*r ) denkleminde F yönlü bir kuvvettir, bir vektördür.
Bu vektörü (Fr ve Fp) gibi bileşenlerine ayırarak (r yönünde Fr, dik yönde Fp)
Wr=Fr*r   ve   Wp=Fp*r   den, diferansiyeller yazılırsa
dWp=dFp*r+Fp*dr  veya (Fp bileşeni açılarak)
dWp=m*d(dVp/dt)*r+m*(dVp/dt)*r  yazılır.
Fizikte bir kanunu var: çekim alanına dik yönde yapılan iş sıfırdır.
Öyleyse dWp=0 dır.Bunun için:
dVp/dt=0 olmalıdır. Bu da, entegral alınırsa:
Vp=Sabit demektir. Bunun  anlamı “alanlar kanunu yok” demektir.
Kepler’in  “r*Vp=sabit” alanlar kanunu, kendisinden sonra gelen matematikçiler tarafından bir usulsüzlükle Kepler’in kanununa matematik kılıf olarak tertip edilmiştir. Bu hesaplar ne Kepler ne de Newton zamanında yoktu.
Yörüngelerin şekli nedir?
Newton “eğer yörüngeler bir konik kesit ise, elips uygundur” demiş.  Ama aklı pek yatmamış ki başka yörünge modelleri de aramış. Sarmalları bulmuş.  Ancak sarmallar da olamaz çünkü cisim sonsuza kaçar demiş.  Çünkü  çekim yasası [F=G*M*m/r^2 ] de( F=0)  olması için (r =sonsuz) olmalı  demiştir. Keşke [Fçekme=Fkaçma ]demesi gerektiğini fark etseydi, sarmallar hesabını çöpe atmazdı. Keşke sonsuza kaçmadığını idrak etseydi.  Sarmallar sonsuz değil sonludur.  Bunun matematiği de Newton zamanında yoktu.  O matematik “enerji sakınımı” kanunudur.
(F*dt=m*dv)  den  (F*r*dt=m*r*dv)       enerji diferansiyelini yazarız.
ETotal=EKinetik+EPotansiyel=Sabit         sakınım kanunudur. Der ki:
Bir yörünge üzerinde hareket halindeki bir (m) kütlesinin enerjisi değişmez. Enerji bir iş yapma kabiliyetidir. Kaybolmaz. Sakınır. Bütün konumlarda E0=E1=E2=E3=…=En= Sabit dır. Bu:
1/2*m*Vt^2+m*a*r+1/2*I*w^2=Ct0       demektir. Diğer taraftan:
1/2*I*w1^2 =1/2*I*w2^2=…= 1/2*I*wn^2=m*Ct1=m*Ct2=…m*Ctn  dir. Ne demek bu?
Dünyanın kendi etrafındaki dönüş enerjisi, başlangıçta ne idiyse, her zaman ve her konumda aynı kalır. Bu enerji var oluştan kazanılmıştır. Kaybolmaz. Artması veya azalması söz konusu değildir. Ancak bir dış etkenle, bir dış müdahale ile değişir. Bu müdahale enerji eklemek veya çıkarmak anlamına geleceğinden, sakınım kanununa aykırıdır. Dış müdahale yoktur. Ortam yekpare boşluktur. Ortam değişmemektedir. Bu hızı değiştirecek bir göktaşı çarpması düşünülmemektedir. Veya dünyadan bir kütlecik kopması da düşünülmemektedir. Bu durumda:
1/2*m*Vt1^2+m*a1*r1+m*Ct1=1/2*m*Vt2^2+m*a2*r2+m*Ct2=Ct0    yazılır.
(Vt) hızları da yönlü vektörlerdir.  Öyle ki  (Vt^2=Vr^2+Vp^2 )  yazarız. (Vt yörüngeye teğet hızdır). Bununla enerji sakınım denklemi:
1/2*m*Vr1^2+1/2*m*Vp1^2+m*a1*r1=1/2*m*Vr2^2+1/2*m*Vp2^2+m*a2*r2       şeklinde yazılır.
1/2*m*Vp1^2=1/2*m*Vp2^2 = CtN  olduğu biliniyor. (Yörünge boyunca Vp=Sabit)
1/2*I*w1^2=1/2*I*w2^2   olduğu da biliniyor.(Doğuştan, var oluştan). Bu durumda:
(1/2*m*Vr^2+ CtN)+ m*a*r + m*Ct1=m*r*dV/dt=Ct0	  yazılır. Veyahut,
1/2*m*Vr^2+m*a*r+K=m*r*dV/dt       yazılır. (Sabitleri   K ile topladık)
Bu bir diferansiyel denklemdir. Alışageldiğimiz şekliyle bu:
1/2*m*r’^2+m*a*r+K=m*r*r’’  şeklinde yazılır. Sadeleştirilir:
r’^2+2*a*r+2*K/m=2*r*r’’   şekli bulunur. Bu diferansiyel denklemin çözümü: (model olarak)
r=-a*t^2+a*t*T+Z   şeklindedir. Burada (T=cismin toplam ömrüdür).(Z’in ne olduğu incelenmedi.)
Toplam ömür “menzile varış süresidir”.Var oluştan yok oluşa geçen zamandır.
Tabii ki  Z=Z(t) dir.( r) deki ilk terimler yörüngeleri manalandırmaya yeterlidir.
Bu son denklem,  uzay cisimlerinin yörünge denklemidir.  Bunda hiçbir elips emaresi yoktur.  Ancak bunun bir sarmal olduğu, bu sarmalın (T) ömrü ile sonlu olduğu anlaşılır. İşte Newton burada yanılmış. Sarmallar da sonsuza gider demiştir. Gitmez.
Periyotlar kanunu ne diyor?
Kepler peryodlar kanununu Newton’dan 50 yıl önce 1618 de ifade etmiş, matematiğini verememiştir. Vermesi de beklenemezdi, zira henüz o matematik keşfedilmemişti. Ancak Newton bunun  mekanik matematiğini  kurmuştur. Ve demiştir ki: peryodlar kanunu sadece ve sadece düzgün, ivmesiz dairesel harekette geçerlidir. Oysa Kepler aynı kanunu ifade ettiğinde bu kanun dairesel olmayan, ivmeli harekette de geçerlidir demişti. Şimdi Kepler mi doğrucu, Newton mu? Hem Kepler doğrucu hem de Newton. Zira 1618 yılında Kepler peryodlar kanunu vaaz etmekle,  gizli olarak elips yörüngelerinden caydığının işaretini vermiştir, ancak başka da bir yörünge keşfedemediği için elipste takılıp kalmış, peşinden herkesi takılmaya esir etmiştir. Newton bile kendi keşfi olan sarmallardan vazgeçmiştir. Ama onun vazgeçmesi (Fçekim=0) olmalı demesindendir.  Hal bu ki (Fçekme=Fkaçma )uzay hesaplarının aslıdır. Keşke bunu bilseydi. İdrak etseydi. Bugün yörüngeler nedir dememize gerek kalmayacaktı. Ancak periyotlar kanunu da sarmal uzay yörüngelerinde geçersizdir. Zira o yörüngeler de dairesel değildir, hareketler ivmesiz değildir. Ancak yörüngenin tepe noktasında, bir anlığına geçerlidir. Nitekim sarmal yörüngelerin tek tepe noktasında (Vr=0 ) dır ve (ivme=dVr/dt=0) dır.
Periyotlar kanunu geçersizdir. Gerçek zaman kanunu vardır:
Gerçek zaman, dünyanın var olduğu andan itibaren geçen, yok olacağı ana kadar geçecek zamandır. Bu zaman sene ile ay ile değil gün ile ölçülür. Çünkü enerji sakınımı prensibine göre Dünya için değişmeyen tek ölçü (I*w^2) dir. İnsanlar dünya kendi etrafında 24 saatte bir döner demişler. Bunda anlaşmışlar. Dünyanın güneş etrafındaki dönüşü hep 365 gün denemez. Veya 12 ay denemez. Var oluştan bu yana geçen milyarlarca devir esnasında (bakınız sene demiyorum) her devir kendine özgü gün içinde gerçekleşir.Başlangıçlarda 1 devir 3,5 gün sürmüş olabilir,sonra 172 gün sürmüş olabilir,daha sonra 360 sürmüş olabilir,bugünlerde 365,24.. gün sürmektedir.Bu değişimin bir sınırı vardır.Yörünge üzerinde var olan tek tepe noktasında, ilmen hesaplandığına göre , dünya için sınır yaklaşık 365,308.. gündür.
Bu hesaplar her gezegen için yapılabilir. Nasıl ki dünya için sabit bir dolanım süresi (periyot) yoksa, diğerlerinde de yoktur.O zaman (r1/r2)^3=(P1/P2)^2 periyot kanunu yoktur değil,geçersizdir..Ancak tüm gezegenlerin tepe noktası aynı gerçek zamana rastlarsa, ki bu mümkün değil, o halde yalnız bu dairesel anda bu periyotlar kanunu geçerli olabiliyor.Bu mümkün değil.Gezegenler aynı anda oluşmamışlardır.Bugün bile küçük oluşumlar gerçekleşmektedir. Güneş tutulmalarında bunu açıkça görürüz. Gerçek zaman kanunu nedir?
2*Pi*r/Vp=P  anlık peryod deyiminden
(r1/r2)^3=((r1/Vp1)/(r2/Vp2))^2 yazarız.
(r1/r2)=(Vp2/Vp1)^2 buluruz. Ne demek bu?
Bir planetin (r1 ve Vp1) değeri biliniyorsa, diğer planetin (r2 ve Vp2) değerlerinde birisi verilirse diğeri hesaplanabilir demektir. Bunu :
(r1/r2)=(dr2/dr1)^2   şeklinde de yazarız. Yahut:
r1*dr1^2=r2*dr2^2  şeklinde de düşünebiliriz. Yahut:
r1*Vp1*Vp1=r2*Vp2*Vp2 şeklinde de anlayabiliriz.
Eğer Keplerin dediği gibi r*Vp=Sabit olsaydı,(yani alanlar kanunu var olsaydı)
Vp1=k*Vp2 demek zorunda kalırdık. Ama böyle bir hesap yoktur. Olsaydı periyotlar kanunu olmazdı. Bittabi, Newton’un mekanik periyot kanunun da içine alan gerçek zaman hesabı da var olmazdı.
Sonuç:
Yukarıdaki anlatımlarla, bugüne kadar biat ederek doğru bildiğiniz, şüphe etmeyi bile aklınıza getirmediğiniz, inandığınız, iman ettiğiniz Kepler konusu tarafımdan ret edilmiştir. Siz de bizzat araştırıp, kendiniz keşfetmedikçe benim anlatımlarımın tesirinde kalarak sakın biat etmeyiniz. Belki de ben sizi kandırıyorumdur, büyülüyorumdur. Bugüne kadar kandığınız gibi kanmayınız. Araştırıp kendi hesaplarınızla doğruyu keşfediniz. Araştırma yeteneğiniz yoksa, bana teslim olmanızı kabul edemem.
Saygılarımla
necattasdelen@ttmail.com</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tabii ki kimse böyle araştırmalara tahammül edemez.<br />
Şimdi sizin işiniz olmayacak,tuzunuz kuru olacak ki Vp sabit mi,değilmi merak edip araştıracaksınız.Hem sonra bulsanız neye yarar.Eski ananevi bilinenlerden vazgeçmek kolay değil.Sonra iş sadece Vp sabitle bitmiyor ki,peşinden çorap söküğü gibi elips yok,periyot yok gibi bir sürü kavram fizik dünyanızı karartacak.Bu işe senelerinizi vereceksiniz, sağlığınız sıhhatiniz bozulacak.Tepeniz atacak.<br />
Onun için,ister inanın ister inanmayın,ben size bir metin yolluyorum:Bu metnin ingilizceye adaptasyonu son Nasa toplantısına bildirimim olarak gönderilmiştir.</p>
<p>Kepler Kanunları sakattır:<br />
Giriş:<br />
Kepler’in (1609) yörüngeler elips şeklindedir, alanlar kanunu vardır ve peryodlar kanunu (1618) geçerlidir şeklinde özetlenebilen uzay kanunlarının, ondan 50 yıl sonra gelen Newton tarafından da doğrulandığı devamlı anlatılan bir konudur. Oysa Newton’un Kepler’i onaylamadığı, sadece ve sadece “eğer yörüngeler bir konik kesit şeklinde ise, parabol ve hiperbol olamaz, çünkü cisim sonsuza kaçar, bu durumda elips olmalıdır, çünkü o yörüngede cisimler  elimizin gözümüzün önündedir” savını kabul etmiştir. Bir “eğer” şartı vardır. Eğer şartı olayın ispat edildiği anlamına gelmez. Newton Kepler’in etkisinde kalmadan da kendi görüşünü “yörüngeler sarmaldır” şeklinde ifade etmiştir. Ancak, bu ihtimali de bertaraf etmiş, çünkü onda da cisim sonsuza kaçar diye düşünmüştür. Bak: “Principia”. Maalesef Newton burada yanılmıştır. Cisim sonsuza kaçmaz, sonlu bir mesafeye uçar. Buradaki anlatımda Kepler yasalarını Newton kanunları ile çürütülmesi ve Newton yanılgısının düzeltilmesi ele alınacak. Yörüngeler elips şeklinde değil sarmal şeklindedir.<br />
Alanlar kanunu yoktur:<br />
Newton’un  F*dt=m*dv  mekanik kanununu düşünelim<br />
(İş=W=F*r ) denkleminde F yönlü bir kuvvettir, bir vektördür.<br />
Bu vektörü (Fr ve Fp) gibi bileşenlerine ayırarak (r yönünde Fr, dik yönde Fp)<br />
Wr=Fr*r   ve   Wp=Fp*r   den, diferansiyeller yazılırsa<br />
dWp=dFp*r+Fp*dr  veya (Fp bileşeni açılarak)<br />
dWp=m*d(dVp/dt)*r+m*(dVp/dt)*r  yazılır.<br />
Fizikte bir kanunu var: çekim alanına dik yönde yapılan iş sıfırdır.<br />
Öyleyse dWp=0 dır.Bunun için:<br />
dVp/dt=0 olmalıdır. Bu da, entegral alınırsa:<br />
Vp=Sabit demektir. Bunun  anlamı “alanlar kanunu yok” demektir.<br />
Kepler’in  “r*Vp=sabit” alanlar kanunu, kendisinden sonra gelen matematikçiler tarafından bir usulsüzlükle Kepler’in kanununa matematik kılıf olarak tertip edilmiştir. Bu hesaplar ne Kepler ne de Newton zamanında yoktu.<br />
Yörüngelerin şekli nedir?<br />
Newton “eğer yörüngeler bir konik kesit ise, elips uygundur” demiş.  Ama aklı pek yatmamış ki başka yörünge modelleri de aramış. Sarmalları bulmuş.  Ancak sarmallar da olamaz çünkü cisim sonsuza kaçar demiş.  Çünkü  çekim yasası [F=G*M*m/r^2 ] de( F=0)  olması için (r =sonsuz) olmalı  demiştir. Keşke [Fçekme=Fkaçma ]demesi gerektiğini fark etseydi, sarmallar hesabını çöpe atmazdı. Keşke sonsuza kaçmadığını idrak etseydi.  Sarmallar sonsuz değil sonludur.  Bunun matematiği de Newton zamanında yoktu.  O matematik “enerji sakınımı” kanunudur.<br />
(F*dt=m*dv)  den  (F*r*dt=m*r*dv)       enerji diferansiyelini yazarız.<br />
ETotal=EKinetik+EPotansiyel=Sabit         sakınım kanunudur. Der ki:<br />
Bir yörünge üzerinde hareket halindeki bir (m) kütlesinin enerjisi değişmez. Enerji bir iş yapma kabiliyetidir. Kaybolmaz. Sakınır. Bütün konumlarda E0=E1=E2=E3=…=En= Sabit dır. Bu:<br />
1/2*m*Vt^2+m*a*r+1/2*I*w^2=Ct0       demektir. Diğer taraftan:<br />
1/2*I*w1^2 =1/2*I*w2^2=…= 1/2*I*wn^2=m*Ct1=m*Ct2=…m*Ctn  dir. Ne demek bu?<br />
Dünyanın kendi etrafındaki dönüş enerjisi, başlangıçta ne idiyse, her zaman ve her konumda aynı kalır. Bu enerji var oluştan kazanılmıştır. Kaybolmaz. Artması veya azalması söz konusu değildir. Ancak bir dış etkenle, bir dış müdahale ile değişir. Bu müdahale enerji eklemek veya çıkarmak anlamına geleceğinden, sakınım kanununa aykırıdır. Dış müdahale yoktur. Ortam yekpare boşluktur. Ortam değişmemektedir. Bu hızı değiştirecek bir göktaşı çarpması düşünülmemektedir. Veya dünyadan bir kütlecik kopması da düşünülmemektedir. Bu durumda:<br />
1/2*m*Vt1^2+m*a1*r1+m*Ct1=1/2*m*Vt2^2+m*a2*r2+m*Ct2=Ct0    yazılır.<br />
(Vt) hızları da yönlü vektörlerdir.  Öyle ki  (Vt^2=Vr^2+Vp^2 )  yazarız. (Vt yörüngeye teğet hızdır). Bununla enerji sakınım denklemi:<br />
1/2*m*Vr1^2+1/2*m*Vp1^2+m*a1*r1=1/2*m*Vr2^2+1/2*m*Vp2^2+m*a2*r2       şeklinde yazılır.<br />
1/2*m*Vp1^2=1/2*m*Vp2^2 = CtN  olduğu biliniyor. (Yörünge boyunca Vp=Sabit)<br />
1/2*I*w1^2=1/2*I*w2^2   olduğu da biliniyor.(Doğuştan, var oluştan). Bu durumda:<br />
(1/2*m*Vr^2+ CtN)+ m*a*r + m*Ct1=m*r*dV/dt=Ct0	  yazılır. Veyahut,<br />
1/2*m*Vr^2+m*a*r+K=m*r*dV/dt       yazılır. (Sabitleri   K ile topladık)<br />
Bu bir diferansiyel denklemdir. Alışageldiğimiz şekliyle bu:<br />
1/2*m*r’^2+m*a*r+K=m*r*r’’  şeklinde yazılır. Sadeleştirilir:<br />
r’^2+2*a*r+2*K/m=2*r*r’’   şekli bulunur. Bu diferansiyel denklemin çözümü: (model olarak)<br />
r=-a*t^2+a*t*T+Z   şeklindedir. Burada (T=cismin toplam ömrüdür).(Z’in ne olduğu incelenmedi.)<br />
Toplam ömür “menzile varış süresidir”.Var oluştan yok oluşa geçen zamandır.<br />
Tabii ki  Z=Z(t) dir.( r) deki ilk terimler yörüngeleri manalandırmaya yeterlidir.<br />
Bu son denklem,  uzay cisimlerinin yörünge denklemidir.  Bunda hiçbir elips emaresi yoktur.  Ancak bunun bir sarmal olduğu, bu sarmalın (T) ömrü ile sonlu olduğu anlaşılır. İşte Newton burada yanılmış. Sarmallar da sonsuza gider demiştir. Gitmez.<br />
Periyotlar kanunu ne diyor?<br />
Kepler peryodlar kanununu Newton’dan 50 yıl önce 1618 de ifade etmiş, matematiğini verememiştir. Vermesi de beklenemezdi, zira henüz o matematik keşfedilmemişti. Ancak Newton bunun  mekanik matematiğini  kurmuştur. Ve demiştir ki: peryodlar kanunu sadece ve sadece düzgün, ivmesiz dairesel harekette geçerlidir. Oysa Kepler aynı kanunu ifade ettiğinde bu kanun dairesel olmayan, ivmeli harekette de geçerlidir demişti. Şimdi Kepler mi doğrucu, Newton mu? Hem Kepler doğrucu hem de Newton. Zira 1618 yılında Kepler peryodlar kanunu vaaz etmekle,  gizli olarak elips yörüngelerinden caydığının işaretini vermiştir, ancak başka da bir yörünge keşfedemediği için elipste takılıp kalmış, peşinden herkesi takılmaya esir etmiştir. Newton bile kendi keşfi olan sarmallardan vazgeçmiştir. Ama onun vazgeçmesi (Fçekim=0) olmalı demesindendir.  Hal bu ki (Fçekme=Fkaçma )uzay hesaplarının aslıdır. Keşke bunu bilseydi. İdrak etseydi. Bugün yörüngeler nedir dememize gerek kalmayacaktı. Ancak periyotlar kanunu da sarmal uzay yörüngelerinde geçersizdir. Zira o yörüngeler de dairesel değildir, hareketler ivmesiz değildir. Ancak yörüngenin tepe noktasında, bir anlığına geçerlidir. Nitekim sarmal yörüngelerin tek tepe noktasında (Vr=0 ) dır ve (ivme=dVr/dt=0) dır.<br />
Periyotlar kanunu geçersizdir. Gerçek zaman kanunu vardır:<br />
Gerçek zaman, dünyanın var olduğu andan itibaren geçen, yok olacağı ana kadar geçecek zamandır. Bu zaman sene ile ay ile değil gün ile ölçülür. Çünkü enerji sakınımı prensibine göre Dünya için değişmeyen tek ölçü (I*w^2) dir. İnsanlar dünya kendi etrafında 24 saatte bir döner demişler. Bunda anlaşmışlar. Dünyanın güneş etrafındaki dönüşü hep 365 gün denemez. Veya 12 ay denemez. Var oluştan bu yana geçen milyarlarca devir esnasında (bakınız sene demiyorum) her devir kendine özgü gün içinde gerçekleşir.Başlangıçlarda 1 devir 3,5 gün sürmüş olabilir,sonra 172 gün sürmüş olabilir,daha sonra 360 sürmüş olabilir,bugünlerde 365,24.. gün sürmektedir.Bu değişimin bir sınırı vardır.Yörünge üzerinde var olan tek tepe noktasında, ilmen hesaplandığına göre , dünya için sınır yaklaşık 365,308.. gündür.<br />
Bu hesaplar her gezegen için yapılabilir. Nasıl ki dünya için sabit bir dolanım süresi (periyot) yoksa, diğerlerinde de yoktur.O zaman (r1/r2)^3=(P1/P2)^2 periyot kanunu yoktur değil,geçersizdir..Ancak tüm gezegenlerin tepe noktası aynı gerçek zamana rastlarsa, ki bu mümkün değil, o halde yalnız bu dairesel anda bu periyotlar kanunu geçerli olabiliyor.Bu mümkün değil.Gezegenler aynı anda oluşmamışlardır.Bugün bile küçük oluşumlar gerçekleşmektedir. Güneş tutulmalarında bunu açıkça görürüz. Gerçek zaman kanunu nedir?<br />
2*Pi*r/Vp=P  anlık peryod deyiminden<br />
(r1/r2)^3=((r1/Vp1)/(r2/Vp2))^2 yazarız.<br />
(r1/r2)=(Vp2/Vp1)^2 buluruz. Ne demek bu?<br />
Bir planetin (r1 ve Vp1) değeri biliniyorsa, diğer planetin (r2 ve Vp2) değerlerinde birisi verilirse diğeri hesaplanabilir demektir. Bunu :<br />
(r1/r2)=(dr2/dr1)^2   şeklinde de yazarız. Yahut:<br />
r1*dr1^2=r2*dr2^2  şeklinde de düşünebiliriz. Yahut:<br />
r1*Vp1*Vp1=r2*Vp2*Vp2 şeklinde de anlayabiliriz.<br />
Eğer Keplerin dediği gibi r*Vp=Sabit olsaydı,(yani alanlar kanunu var olsaydı)<br />
Vp1=k*Vp2 demek zorunda kalırdık. Ama böyle bir hesap yoktur. Olsaydı periyotlar kanunu olmazdı. Bittabi, Newton’un mekanik periyot kanunun da içine alan gerçek zaman hesabı da var olmazdı.<br />
Sonuç:<br />
Yukarıdaki anlatımlarla, bugüne kadar biat ederek doğru bildiğiniz, şüphe etmeyi bile aklınıza getirmediğiniz, inandığınız, iman ettiğiniz Kepler konusu tarafımdan ret edilmiştir. Siz de bizzat araştırıp, kendiniz keşfetmedikçe benim anlatımlarımın tesirinde kalarak sakın biat etmeyiniz. Belki de ben sizi kandırıyorumdur, büyülüyorumdur. Bugüne kadar kandığınız gibi kanmayınız. Araştırıp kendi hesaplarınızla doğruyu keşfediniz. Araştırma yeteneğiniz yoksa, bana teslim olmanızı kabul edemem.<br />
Saygılarımla<br />
<a href="mailto:necattasdelen@ttmail.com">necattasdelen@ttmail.com</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Güneş Sistemi Nedir ? yazısına *A*M*E*D*L*İ*B*E*L*A* tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/gunes-sistemi-nedir.html#comment-369</link>
		<dc:creator>*A*M*E*D*L*İ*B*E*L*A*</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 11:36:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=315#comment-369</guid>
		<description>COK GÜZEL OLMUŞ :D
:O
:D:)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>COK GÜZEL OLMUŞ <img src='http://www.uzaybilimleri.net/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /><br />
:O<br />
 <img src='http://www.uzaybilimleri.net/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yer Çekimi (Gravitasyon) Kanunu ve Kepler Kanunları yazısına necat taşdelen tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/yer-cekimi-gravitasyon-kanunu-ve-kepler-kanunlari.html#comment-368</link>
		<dc:creator>necat taşdelen</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 12:50:40 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=720#comment-368</guid>
		<description>Düşündüm de,yeni uzay teorisinin matematiğini benim size anlatmama gerek yok.Bunu siz de bulursunuz. Tek şart,bugün bile geçerli sayılan eski zaman matematiğini bir anlığına unutabilmeyi başarmaktan geçiyor.Öyle bir matematik yok farz edin.Kendiniz bu matematiği kurabilirsiniz.
Newton&#039;un F*dt=m*dv mekanik kanununu biliyorsunuz.
İş=F*kuvvete karşı kat edilen mesafe diyebilir misiniz? Diyebiliyorsanız,şimdi bu iş denkleminin diferansiyellerini alınız.Yörüngeye teğet V hızını Vr ve Vp gibi bileşenlerine ayırınız. Vp=Sabit bulacaksınız.Oysa Kepler Vp*r=Sabit demiş.Bu alanlar kanunu demektir.Ama siz Vp=Sabit buldunuz.
Öyleyse alanlar kanunu yoktur.Bunun arkası çorap söküğü gibi gelir.Lise matematiğidir.Bunu bulmak için astronomi profesörü olmaya gerek yoktur.Siz yapabilirsiniz.Kolay gelsin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Düşündüm de,yeni uzay teorisinin matematiğini benim size anlatmama gerek yok.Bunu siz de bulursunuz. Tek şart,bugün bile geçerli sayılan eski zaman matematiğini bir anlığına unutabilmeyi başarmaktan geçiyor.Öyle bir matematik yok farz edin.Kendiniz bu matematiği kurabilirsiniz.<br />
Newton&#8217;un F*dt=m*dv mekanik kanununu biliyorsunuz.<br />
İş=F*kuvvete karşı kat edilen mesafe diyebilir misiniz? Diyebiliyorsanız,şimdi bu iş denkleminin diferansiyellerini alınız.Yörüngeye teğet V hızını Vr ve Vp gibi bileşenlerine ayırınız. Vp=Sabit bulacaksınız.Oysa Kepler Vp*r=Sabit demiş.Bu alanlar kanunu demektir.Ama siz Vp=Sabit buldunuz.<br />
Öyleyse alanlar kanunu yoktur.Bunun arkası çorap söküğü gibi gelir.Lise matematiğidir.Bunu bulmak için astronomi profesörü olmaya gerek yoktur.Siz yapabilirsiniz.Kolay gelsin.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yer Çekimi (Gravitasyon) Kanunu ve Kepler Kanunları yazısına necat taşdelen tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/yer-cekimi-gravitasyon-kanunu-ve-kepler-kanunlari.html#comment-367</link>
		<dc:creator>necat taşdelen</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 12:28:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=720#comment-367</guid>
		<description>Nasa 2011 in 12nci ayında Kepler konulu bir konferans düzenledi.Maksat &quot;dünya benzeri&quot; başka gezegenlerin başka yıldız sistemlerinde araştırılması idi.
İncelemeyi yapan uzay uydusunun adı Keplerdir . Konferansın  konusu Kepler kanunları değildir.Ancak araştırmacılar ışık-yılı,astronomik ünit gibi Kepler kanunlarına bağlı tabirler kullandığından, bir ikaz bildirisi göndererek &quot;yeni uzay teorisi&quot; adı altında sarmal yörüngelerin matematiğini ve yorumlarını belirttim.Klasik yörünge matematiğinden çok farklı olan bu matematiği kemikleşmiş beyinlere sokmak zor.Toplantıya katılanlardan sadece 1 kişinin bu basit matematiğe aklı yattı.Herkes tarafından ilgisizlikle karşılandı. Oysa o matematik Newton Kanunlarından kaynaklanıyor. Keplerin alanlar kanunu yok.Peryodlar kanunu da yok.Newton&#039;u sarmal teorisinden vazgeçiren peryodlar kanunu yerine &quot;zaman kanunu var&quot;.Bu zaman kanunu sarmalların sonsuza gitmediğini,sonlu olduğunu gösteriyor.Zamanında Newton bu durumu farketseydi,bugün eliptik yörüngelerden bahsedilmeyecekti.Oysa kanun Newton&#039;a ait.Farkında olamamış.Bu konuyla ilgilenenlere o nasa bildirisini (ingilizce) gönderebilirim.mail adresim bu siteden istenebilir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Nasa 2011 in 12nci ayında Kepler konulu bir konferans düzenledi.Maksat &#8220;dünya benzeri&#8221; başka gezegenlerin başka yıldız sistemlerinde araştırılması idi.<br />
İncelemeyi yapan uzay uydusunun adı Keplerdir . Konferansın  konusu Kepler kanunları değildir.Ancak araştırmacılar ışık-yılı,astronomik ünit gibi Kepler kanunlarına bağlı tabirler kullandığından, bir ikaz bildirisi göndererek &#8220;yeni uzay teorisi&#8221; adı altında sarmal yörüngelerin matematiğini ve yorumlarını belirttim.Klasik yörünge matematiğinden çok farklı olan bu matematiği kemikleşmiş beyinlere sokmak zor.Toplantıya katılanlardan sadece 1 kişinin bu basit matematiğe aklı yattı.Herkes tarafından ilgisizlikle karşılandı. Oysa o matematik Newton Kanunlarından kaynaklanıyor. Keplerin alanlar kanunu yok.Peryodlar kanunu da yok.Newton&#8217;u sarmal teorisinden vazgeçiren peryodlar kanunu yerine &#8220;zaman kanunu var&#8221;.Bu zaman kanunu sarmalların sonsuza gitmediğini,sonlu olduğunu gösteriyor.Zamanında Newton bu durumu farketseydi,bugün eliptik yörüngelerden bahsedilmeyecekti.Oysa kanun Newton&#8217;a ait.Farkında olamamış.Bu konuyla ilgilenenlere o nasa bildirisini (ingilizce) gönderebilirim.mail adresim bu siteden istenebilir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yer Çekimi (Gravitasyon) Kanunu ve Kepler Kanunları yazısına necat taşdelen tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/yer-cekimi-gravitasyon-kanunu-ve-kepler-kanunlari.html#comment-366</link>
		<dc:creator>necat taşdelen</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 11:01:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=720#comment-366</guid>
		<description>Uzay yörüngeleri hakkında Newton&#039;un yazdığı &quot;Principia&quot; kitabında,yörüngeler elipstir denmiyor.Eğer yörüngeler Keplerin dediği gibi elips ise,şu şu şu özellikler olmaya mecbur deniyor. Yörüngeler parabol de olabilir,hiperbol de olabilir deniyor.&quot;EĞER&quot; şartı kullanılıyor.Sonra da parabol ve hiperbol ihtimali atılıyor.Çünkü onlarda cismin geri dönüşü yok.&quot;Principia&quot; kitabında bir de yörüngelerin sarmal olabileceğinden bahsediliyor. Bunda &quot;EĞER&quot; şartı yok.Ancak bu ihtimal de atılıyor. Çünkü, deniyor,bunda da ucu açık sarmallar sonsuza gider. 
Hayır,hayır!Ucu açık sarmallar sonsuza gitmez. Sonluya gider.Dolayısıyla hiç bir &quot;EĞER&quot; şartı koşulmaksızın,yörüngelerin sarmal olduğunu,elips olmadığını,Kepler kanunlarının etki altında kalınarak matematikselleştirildiğini söyleyebiliriz.Newton&#039; un bizzat böyle bir matematiği yoktur.Daha sonraki zamanlarda,türev ve entegrallerin bulunmaya başlandığı zamanda başkalarının yaptığı matematik Newton&#039;a mal edilerek,eliptik yörüngelerin ispat edildiği kabul edilmektedir.Bu kemikleşmiş inanç sakattır.Uzay yörüngeleri elips değil sonlu sarmallardır.Ne alanlar kanunu vardır,ne peryodlar kanunu.Ne de bir odağında Güneş olan bir eliptik yörünge.İşin aslı Newton&#039;un değindiği ama işin içinden çıkamadığı için vazgeçtiği sarmal yörüngelerdir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Uzay yörüngeleri hakkında Newton&#8217;un yazdığı &#8220;Principia&#8221; kitabında,yörüngeler elipstir denmiyor.Eğer yörüngeler Keplerin dediği gibi elips ise,şu şu şu özellikler olmaya mecbur deniyor. Yörüngeler parabol de olabilir,hiperbol de olabilir deniyor.&#8221;EĞER&#8221; şartı kullanılıyor.Sonra da parabol ve hiperbol ihtimali atılıyor.Çünkü onlarda cismin geri dönüşü yok.&#8221;Principia&#8221; kitabında bir de yörüngelerin sarmal olabileceğinden bahsediliyor. Bunda &#8220;EĞER&#8221; şartı yok.Ancak bu ihtimal de atılıyor. Çünkü, deniyor,bunda da ucu açık sarmallar sonsuza gider.<br />
Hayır,hayır!Ucu açık sarmallar sonsuza gitmez. Sonluya gider.Dolayısıyla hiç bir &#8220;EĞER&#8221; şartı koşulmaksızın,yörüngelerin sarmal olduğunu,elips olmadığını,Kepler kanunlarının etki altında kalınarak matematikselleştirildiğini söyleyebiliriz.Newton&#8217; un bizzat böyle bir matematiği yoktur.Daha sonraki zamanlarda,türev ve entegrallerin bulunmaya başlandığı zamanda başkalarının yaptığı matematik Newton&#8217;a mal edilerek,eliptik yörüngelerin ispat edildiği kabul edilmektedir.Bu kemikleşmiş inanç sakattır.Uzay yörüngeleri elips değil sonlu sarmallardır.Ne alanlar kanunu vardır,ne peryodlar kanunu.Ne de bir odağında Güneş olan bir eliptik yörünge.İşin aslı Newton&#8217;un değindiği ama işin içinden çıkamadığı için vazgeçtiği sarmal yörüngelerdir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ESO’nun VLT Teleskopuyla Parlak ama tek başına bir Süper Yıldız Bulundu yazısına med tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/eso%e2%80%99nun-vlt-teleskopuyla-parlak-ama-tek-basina-bir-super-yildiz-bulundu.html#comment-361</link>
		<dc:creator>med</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 16:49:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=1241#comment-361</guid>
		<description>oooooo</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>oooooo</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Güneş&#8217;te beklenmedik soğuma yazısına GeleceginAstronotu tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/guneste-beklenmedik-soguma.html#comment-360</link>
		<dc:creator>GeleceginAstronotu</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Sep 2011 18:28:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=1251#comment-360</guid>
		<description>Anlattıklarınıza göre güneş soğumaya başlıyor ve dünyada birlikte olmak üzere uzay soğumaya başlıyor ve bu durumdan astronotlar çok etkilenebilir eğer güneş 2008 yılından beri görülmeye başlamış eğer böyle devam ederse 15 yıl sonra dünya çok kötü bbir hale gelebilir. Fakat bu 15 yıl içerisinde Yeni uzaylar keşfedilebilir ve orada hava bulunabilir Güneşin soğuması hızla devam ederse Dünyamız donmuş dünya olabilir bunun için Astronotlar bu 15 yıl içerisinde Marsda hayat bulabileceklerinin kanaatindeyim Su bulunmuş bir Gezegende Neden hayat bulunmasın ?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Anlattıklarınıza göre güneş soğumaya başlıyor ve dünyada birlikte olmak üzere uzay soğumaya başlıyor ve bu durumdan astronotlar çok etkilenebilir eğer güneş 2008 yılından beri görülmeye başlamış eğer böyle devam ederse 15 yıl sonra dünya çok kötü bbir hale gelebilir. Fakat bu 15 yıl içerisinde Yeni uzaylar keşfedilebilir ve orada hava bulunabilir Güneşin soğuması hızla devam ederse Dünyamız donmuş dünya olabilir bunun için Astronotlar bu 15 yıl içerisinde Marsda hayat bulabileceklerinin kanaatindeyim Su bulunmuş bir Gezegende Neden hayat bulunmasın ?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Kara delik yıldız yuttu yazısına umut tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/kara-delik-yildiz-yuttu.html#comment-359</link>
		<dc:creator>umut</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Jul 2011 11:57:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=1256#comment-359</guid>
		<description>çok kötü sonnuçlar meydana gelmez not   prof.dr.umut akar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>çok kötü sonnuçlar meydana gelmez not   prof.dr.umut akar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

