<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uzay Bilimleri</title>
	<atom:link href="http://www.uzaybilimleri.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.uzaybilimleri.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 24 Mar 2012 19:59:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Uzaya çıkan ilk iranlı</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/uzaya-cikan-ilk-iranli.html</link>
		<comments>http://www.uzaybilimleri.net/uzaya-cikan-ilk-iranli.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 19:59:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altair</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=1414</guid>
		<description><![CDATA[Uzaya çıkan ilk İranlı uzay kaşifi Anousheh Ansari, evrenin büyüklüğüne dikkati çekerek, evrende başka canlıların da olduğuna inandığını söyledi. Ansari, 2010 yılında Nevruz&#8217;u tanıtmak için ABD&#8217;de de kurulan Nevruz Komisyonu&#8217;nun bir etkinliği için geldiği İtalya&#8217;nın başkenti Roma&#8217;da, 2006 yılındaki uzay deneyimini anlattı. Ansari, dünya dışı yaşama ilişkin soru üzerine, &#8220;Orada birileri olduğuna inanıyorum çünkü, oraya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzaya çıkan ilk İranlı uzay kaşifi Anousheh Ansari, evrenin büyüklüğüne dikkati çekerek, evrende başka canlıların da olduğuna inandığını söyledi.</strong></p>
<p><a href="http://www.uzaybilimleri.net/uzaya-cikan-ilk-iranli.html/iranliuzayacikan" rel="attachment wp-att-1415"><img class="alignleft size-full wp-image-1415" title="iranliuzayacikan" src="http://www.uzaybilimleri.net/wp-content/uploads/2012/03/iranliuzayacikan.jpg" alt="" width="298" height="367" /></a>Ansari, 2010 yılında Nevruz&#8217;u tanıtmak için ABD&#8217;de de kurulan Nevruz Komisyonu&#8217;nun bir etkinliği için geldiği İtalya&#8217;nın başkenti Roma&#8217;da, 2006 yılındaki uzay deneyimini anlattı.</p>
<p>Ansari, dünya dışı yaşama ilişkin soru üzerine, &#8220;Orada birileri olduğuna inanıyorum çünkü, oraya baktığınızda evrenin ne kadar büyük olduğunu görüyorsunuz. Milyonlarca yıldız, milyarlarca galaksi var. Bu evrende sadece dünyanın ve bizim olduğumuzu düşünmek, bence bu, çok kibirli bir tutum. Bu biraz eski çağlarda insanlığın, dünyanın her şeyin merkezinde yer aldığını ve her şeyin onun etrafında döndüğünü düşünmesi gibi birşey. Ben eminim ki bu evrende başkaları da var. Ama ben oradayken kapımı çalmadılar&#8221; cevabını verdi.</p>
<p>18 Eylül 2006&#8242;da uzaya giden, Uluslararası Uzay İstasyonu&#8217;nunda kalan ve bu hareketiyle uzaya çıkan ilk İranlı uzay kaşifi unvanını da alan Ansari, &#8220;Uzaya uçuşların başladığı şu son 50 yıllık dönemde uzaya giden 52 kadından biri olduğum için kendimi şanslı addediyorum&#8221; dedi.</p>
<p>Yolculuğuna dair hissettiklerini &#8220;Olağanüstü bir deneyimdi. Bir hayat değişimi söz konusuydu&#8221; sözleriyle dile getiren Ansari, &#8220;Bizim evrendeki o kadar şey arasında ne kadar küçük varlıklar olduğumuzu görme fırsatım oldu. Aynı zamanda büyük bir sistemin parçası olmak da harika bir his. Hayata farklı bir yönden bakmanızı sağlayan bir deneyimdi bu&#8221; diye konuştu.</p>
<p><a href="http://www.uzaybilimleri.net/uzaya-cikan-ilk-iranli.html/uzayacikaniranli2" rel="attachment wp-att-1417"><img class="alignleft size-medium wp-image-1417" title="uzayacikaniranli2" src="http://www.uzaybilimleri.net/wp-content/uploads/2012/03/uzayacikaniranli2-300x207.jpg" alt="" width="300" height="207" /></a>Dünyayı uzaydan gören sayılı insanlardan olduğu hatırlatılan Ansari, bunun nasıl bir duygu olduğu yönündeki soruya, &#8220;Ben hep dünyanın fotoğraflarına videolarına bakıyordum, ancak ne zamanki kendi gözlerimle gördüm, işte o çok farklı bir his uyandırdı. Neredeyse dünyadan gelen hayatı ve sıcaklığı hissediyorsunuz. Bu çok duygusal bir an. Ben ilk çıktığım da gözyaşlarımı tutamadım. Uzay mekiği ile dünyadan ayrılırken, kontrol edemedim gözyaşlarımı&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p><strong><strong>ÜLKELER VE SINIRLAR YOK</strong></strong><br />
Dünyayı uzaydan gördüğünde kendisini en çok etkileyen şeyin insanlığın belirlediği sınırların görülemiyor olması olduğunu belirten Ansari, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Dünyayı uzaydan gördüğünüzde, bu noktada; kesinlikle birşey kalbinizden sizi vuruyor. Haritalar üzerinde bizim çizdiğimiz ülkeleri ayırmaya yarayan çizgileri, uzaydan baktığınız zaman görmüyorsunuz. Ülkelerden hatta sınırlardan bahsedemezsiniz. Bunlar, bizim yarattığımız şeyler. Burada önemli olan, herkesin anlaması gereken şey bu; yeryüzü, buradaki her bir vatandaşın oluşturduğu bir birlik. Biz bu evrendeki tek evimizi nasıl korumalıyız, bunu düşünmeliyiz.&#8221;</p>
<p><a href="http://www.uzaybilimleri.net/uzaya-cikan-ilk-iranli.html/uzayacikaniranli" rel="attachment wp-att-1416"><img class="alignleft size-medium wp-image-1416" title="uzayacikaniranli" src="http://www.uzaybilimleri.net/wp-content/uploads/2012/03/uzayacikaniranli-300x402.jpg" alt="" width="300" height="402" /></a>Şu anda özel sektör firmalarının uzaya yönelik çalışmalarında yer alıp onlara, uzay konusundaki bilgi ve birikimlerini aktardığını ifade eden Ansari, çalışmalarının sadece turist göndermek maksatlı mı olduğuna sorusunu, &#8220;Hayır, sadece turist göndermek değil. İnsanlığın geleceği açısından birçok fırsatı keşfetmek için. Çünkü bütün kötülüklerin temelinde kaynak yetersizliği bulunuyor. Değerli metaller, enerji ve yaşamak için gerekli her şey uzayda bol miktarda bulunuyor. Eğer bu kaynakları kullanmak için barışçıl ve güvenli yollar bulabilirsek, buradaki birçok gerilim azaltılabilir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong><strong>KADINLAR GÜNÜ MESAJI</strong></strong><br />
Anousheh Ansari kısa bir süre önce kutlanan Dünya Kadınlar Günü için temennisini şöyle dile getirdi:</p>
<p>&#8220;Ben dünyanın dört bir yanındaki, bütün kadınların neyi arzuluyorlarsa ona ulaşabilmelerini istiyorum&#8221; dedi.</p>
<p>Ansari, kadının toplum için önemli bir öge olduğunu belirterek, kadının başta anne olmak üzere sivil toplum örgütlerinde üstlendikleri lider rolleriyle, topluma katkı yaptıklarını ifade etti.</p>
<p>Uzay kaşifi Ansari, kadınların hayattaki beklentilerine daha yoğunlaşmış olmalarını istediğini belirterek, &#8220;Ben bir mühendisim. Özellikle bilimle uğraşan fen fakültelerine giden pek çok kız görmek istiyorum ki mühendis olup toplumun aktif birer üyeleri haline gelsinler, bilimsel keşifler yapsınlar.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaybilimleri.net/uzaya-cikan-ilk-iranli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mars&#8217;a yolculuk 500 bin dolar</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/marsa-yolculuk-500-bin-dolar.html</link>
		<comments>http://www.uzaybilimleri.net/marsa-yolculuk-500-bin-dolar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 19:51:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altair</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=1409</guid>
		<description><![CDATA[PayPal’ın kurucusu ve elektrikli otomobil üreticisi Tesla Motors ile uzay-havacılık şirketi SpaceX’in CEO’su Elon Musk, Mars yolculuklarının 10 yıl içinde başlayacağını müjdeledi. &#160; Uzay araçlarını atmosfer dışına taşıyan roketlerin tasarımını yapan SpaceX, 10 yıl içinde Mars’a yolculuk hayalini gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Mars’a yapılacak seyahatin fiyatı ise 500 bin dolar olacak. SpaceX, 2010 yılında atmosfer dışına çıktıktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>PayPal’ın kurucusu ve elektrikli otomobil üreticisi Tesla Motors ile uzay-havacılık şirketi SpaceX’in CEO’su Elon Musk, Mars yolculuklarının 10 yıl içinde başlayacağını müjdeledi.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.uzaybilimleri.net/marsa-yolculuk-500-bin-dolar.html/falcon01" rel="attachment wp-att-1410"><img class="alignleft size-medium wp-image-1410" title="falcon01" src="http://www.uzaybilimleri.net/wp-content/uploads/2012/03/falcon01-300x166.jpg" alt="" width="300" height="166" /></a>Uzay araçlarını atmosfer dışına taşıyan roketlerin tasarımını yapan SpaceX, 10 yıl içinde Mars’a yolculuk hayalini gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Mars’a yapılacak seyahatin fiyatı ise 500 bin dolar olacak.</p>
<p>SpaceX, 2010 yılında atmosfer dışına çıktıktan sonra Dünya’ya geri dönebilen bir uzay aracı üreten ilk özel şirket olma başarısını gösterdi. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ile ortaklık kuran SpaceX, Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) donanım taşınması konusunda ortaklık kurdu.</p>
<p>Musk, “Mars’a 500 bin dolar kaşılığında gidiş dönüşü alabileceğiniz günler hayal değil” dedi. Henüz 40 yaşındaki başarılı iş adamı ve girişimci, “Dünya ile Mars arasında tamamen kendini yenileyebilen bir ulaşım sistemi kurmayı istiyorum. Uzay araçlarının sürekli kullanılabileceği ve yakıt taşımanın sorun olmaktan çıkacağı bir sistem kurulabilir” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Musk, Mars’a yapılacak yolculuk için gereken teknolojinin henüz patentinin alınmadığını belirtti. SpaceX’in çok titiz bir plan çizeceğini belirten Musk, “Planın genel hatlarını bu yılın sonlarına doğru açıklamayı planlıyoruz. Başarılı olacağımıza inanıyorum” dedi.</p>
<p>SpaceX, yakın zamanda ISS’ye seferler düzenleyecek Dragon uzay aracının test uçuşunu gerçekleştirecek. 7 Şubat’ta ISS’ye doğru ateşlenecek olan Dragon insansız uzay aracı, görevinin başarısız olması ihtimali dahilinde, kaybedilmesi mühim olmayan, az miktarda donanım taşıyacak.</p>
<p>Dragon, başarılıyla ateşlenmesi halinde ISS’ye iki kilometreye kadar yaklaşacak. Ardından, uzay istasyonundan uzatılacak robotik bir kolla çekilecek ve donanımı boşaltılacak. Görev tamamlandığında, Dragon serbest bırakılacak ve uzay aracı iticileriyle Pasifik’in sularına doğru harekete başlayacak. SpaceX, projelerinin başarıyla sürdürülmesi halinde ilk insanlı uzay görevini 2014’te gerekleştirmeyi planlıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaybilimleri.net/marsa-yolculuk-500-bin-dolar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HARPS Elli Yeni Ötegezegen Keşfetti</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/harps-elli-yeni-otegezegen-kesfetti.html</link>
		<comments>http://www.uzaybilimleri.net/harps-elli-yeni-otegezegen-kesfetti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 19:47:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altair</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=1404</guid>
		<description><![CDATA[Gökbilimciler bugün ESO’ya dünyanın en gelişmiş gezegen avcısı HARPS aygıtını kullanarak, biri yıldızının yaşanabilir bölgesinin kıyısında dolanan, içlerinde 16 süper Dünya’nın da bulunduğu 50’den fazla ötegezegen keşfettiklerini duyurdular. Şimdiye kadar bulunan bütün HARPS gezegenlerinin özelliklerini araştıran ekip, Güneş benzeri yıldızların %40’ının Satürn’den daha hafif en az bir gezegene sahip olduğunu bulmuşlar. ESO’nun Şili La Silla’daki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.uzaybilimleri.net/harps-elli-yeni-otegezegen-kesfetti.html/eso1134a" rel="attachment wp-att-1405"><img class="alignleft size-medium wp-image-1405" title="eso1134a" src="http://www.uzaybilimleri.net/wp-content/uploads/2012/03/eso1134a-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a>Gökbilimciler bugün ESO’ya dünyanın en gelişmiş gezegen avcısı HARPS aygıtını kullanarak, biri yıldızının yaşanabilir bölgesinin kıyısında dolanan, içlerinde 16 süper Dünya’nın da bulunduğu 50’den fazla ötegezegen keşfettiklerini duyurdular. Şimdiye kadar bulunan bütün HARPS gezegenlerinin özelliklerini araştıran ekip, Güneş benzeri yıldızların %40’ının Satürn’den daha hafif en az bir gezegene sahip olduğunu bulmuşlar.</p>
<p>ESO’nun Şili La Silla’daki 3.6 metrelik teleskopunun üzerinde bulunan HARPS tayfçekeri dünyanın en başarılı gezegen arayıcısıdır <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1134/#1">[1]</a>. Michel Mayor’un (Cenevre Üniversitesi, İsviçre) liderliğindeki HARPS ekibi bugün civarda bulunan yıldızların etrafında dolanan 16’sı süper Dünya <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1134/#2">[2]</a> olan 50’den fazla ötegezegen keşfettiklerini duyurdu. Bu, bir seferde açıklanan en büyük gezegen sayısıdır <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1134/#3">[3]</a>. Yeni bulgular Amerika Wyoming’te buluşan 350 öte gezegen uzmanının katıldığı Uç Güneş Sistemleri (Extreme Solar Systems) adlı konferansta sunulmuştur.</p>
<p>Mayor, <em>“HARPS ile yapılan keşiflerin hasadı bütün beklentileri aşmıştır ve buna Güneş’imize çok benzeyen yıldızların ev sahipliği yaptığı süper Dünya ve Neptün türü gezegenlerin sıra dışı zengin bir popülasyonu da dahildir. Ve dahası yeni sonuçlar keşiflerin hızının artacağını göstermektedir.”</em> diyor.</p>
<p>HARPS dikey-hız tekniğini kullanarak Güneş benzeri yıldızları taramaya başladığından beri sekiz yıl içerisinde 150’den fazla yeni gezegen keşfi yapmıştır. Neptün’den <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1134/#4">[4]</a> daha az kütleli olduğu bilinen tüm ötegezegenlerin üçte ikisi HARPS tarafından keşfedilmiştir. Bu sıra dışı sonuçlar birkaç yüz gece boyunca yapılan HARPS gözlemlerinin <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1134/#5">[5]</a> meyvesidir.</p>
<p>Gökbilimciler 376 Güneş benzeri yıldızın HARPS gözlemleri üzerinde çalışarak artık Güneş benzeri bir yıldızın ne olasılıkla düşük kütleli gezegenlere (gaz devlerine zıt olarak ) ev sahipliği yaptığını daha iyi belirleyebilecekler.  Yeni çalışmaya göre bu yıldızların yaklaşık %40’ının Satürn’den daha az kütleli en az bir gezegene sahip olduğu bulundu. Neptün kütleli ya da daha az kütleli ötegezegenlerin büyük çoğunluğu çok gezegenli sistemlerde görülmüş.</p>
<p>Hali hazırda çalışan donanım ve yazılım sistemlerine yapılan geliştirmelerle HARPS yaşamı destekleyebilecek kayalık yapılı gezegenlerin araştırılmasında kararlılık ve duyarlılığı bir sonraki seviyeye taşımıştır. Güneş’e benzer yakın on yıldız yeni bir tarama için seçilmiştir. Bu yıldızlar daha önceden HARPS tarafından gözlenmiş ve son derece hassas radyal hız ölçümleri için uygun oldukları bilinmektedir. İki yıllık çalışmadan sonra, gökbilimcilerden oluşan ekip Dünya kütlesinin beş katından daha az kütleye sahip beş gezegen daha keşfetmişlerdir.</p>
<p>Yayınlanan makalelerin birinin başyazarı olan Francesco Pepe (Cenevre Gözlemevi, İsviçre) şu açıklamayı yapıyor: <em>“Bu gezegenler gelecekte kimyasal işaretlere bakarak gezegen atmosferindeki yaşamın izlerini arayacak olan gelecekteki uzay teleskopları için en iyi hedefler arasında olacaktır.”</em></p>
<p>Yakın zamanda açıklanan yeni keşfedilmiş gezegenlerden biri HD 858512b yalnızca 3.6 Dünya kütleli olarak belirlenmiş <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1134/#6">[6]</a> ve yaşanabilir bölgenin yani yıldızın etrafında koşulların suyu sıvı olarak bulunabilmesine izin verdiği dar bölgenin kenarında tespit edilmiştir <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1134/#7">[7]</a>.</p>
<p>Öte gezegenlerin yaşanabilirliği üzerinde uzman olan Lisa Kaltenegger (Max Planck Gökbilim Enstitüsü, Heidelberg, Almanya ve Harvard Smithsonian Astrofizik Merkezi, Boston, ABD), şunu ekliyor: <em>“Bu dikey-hız yöntemi kullanılarak yıldızının yaşanabilir bölgesinde potansiyel olarak yer aldığı düşünülen en düşük kütleli gezegendir ve yaşanabilir bölge içerisinde HARPS’ın keşfettiği ikinci en düşük kütleli gezegendir.”</em></p>
<p>Yeni HARPS taramasının artan hassasiyeti şimdi iki Dünya kütlesinin altındaki gezegenlerin de algılanabilmesine izin veriyor. HARPS artık öyle hassastır ki yürüme hızından daha az olan 4 km/sa’ten çok daha az radyal hız genliklerini algılayabilir.</p>
<p><em>“HD 85512b’nin algılanması HARPS’ın limitinden çok uzak ve bu Güneş benzeri yıldızların etrafındaki yaşanabilir bölgelerdeki diğer süper Dünyaların keşfedilme imkânını ortaya koyuyor.”</em> diye ekliyor Mayor.</p>
<p>Bu sonuçlar Güneşimize benzer yıldızlar etrafında diğer küçük, kayalık, yaşanabilir gezegenlerin keşfedilmesinin yakın olduğu konusunda gökbilimcilere güven vermiştir. Bu arayışı ileri taşıyacak yeni aletler planlanmıştır. Bunların arasında HARPS’ın bir kopyasının kuzey göklerindeki yıldızları taraması için Kanarya adalarındaki Telescopio NAzionale Galileo’ya kurulmasıyla beraber 2016’da ESO’nun Çok Büyük Teleskop’una yeni ve daha güçlü gezegen arayıcısı ESPRESSO’nun kurulması da dâhildir <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1134/#9">[9]</a>. Geleceğe baktığımızda ayrıca Avrupa Aşırı Büyük Teleskopu üzerindeki CODEX aleti ise bu tekniği çok daha üst bir seviyeye taşıyacaktır.</p>
<p>1995’te normal bir yıldızın etrafında bulunan ilk ötegezegeni keşfeden Michel Mayor <em>“Gelecek on ile yirmi yılda Güneş komşuluğundaki potansiyel olarak yaşanabilir gezegenlerin ilk listesine sahip olacağız. Böyle bir listenin yapılması ötegezegen atmosferlerindeki yaşamın muhtemel tayfsal izlerinin araştırılacağı gelecek deneyler için önemlidir.” </em>diyerek sonuçlandırmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak : Eso</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaybilimleri.net/harps-elli-yeni-otegezegen-kesfetti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genç Yıldızlar Sahnedeki Yerlerini Alıyor</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/genc-yildizlar-sahnedeki-yerlerini-aliyor.html</link>
		<comments>http://www.uzaybilimleri.net/genc-yildizlar-sahnedeki-yerlerini-aliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 19:45:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altair</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=1400</guid>
		<description><![CDATA[ESO’ ya ait Yeni Teknoloji Teleskopu (NTT) açık yıldız kümesi NGC 2100&#8242;ın çarpıcı bir görüntüsünü yakaladı. Bu eşsiz yıldız kümesi yaklaşık 15 milyon yıl yaşındadır, ve Samanyolu gökadasının yanı başında olan Büyük Macellan Bulutu’nda yer almaktadır. Bu yıldız kümesi Tarantula Bulutsusu yakınından gelen parıldayan gaz tarafından sarılmış durumdadır. Gözlemciler  sıkça NGC 2100 ‘ü onun etkileyici [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.uzaybilimleri.net/genc-yildizlar-sahnedeki-yerlerini-aliyor.html/eso1133a" rel="attachment wp-att-1401"><img class="alignleft size-medium wp-image-1401" title="eso1133a" src="http://www.uzaybilimleri.net/wp-content/uploads/2012/03/eso1133a-300x289.jpg" alt="" width="300" height="289" /></a>ESO’ ya ait Yeni Teknoloji Teleskopu (NTT) açık yıldız kümesi NGC 2100&#8242;ın çarpıcı bir görüntüsünü yakaladı. Bu eşsiz yıldız kümesi yaklaşık 15 milyon yıl yaşındadır, ve Samanyolu gökadasının yanı başında olan Büyük Macellan Bulutu’nda yer almaktadır. Bu yıldız kümesi Tarantula Bulutsusu yakınından gelen parıldayan gaz tarafından sarılmış durumdadır.</p>
<p>Gözlemciler  sıkça NGC 2100 ‘ü onun etkileyici Tarantula Bulutsusu (<a href="http://eso.org/public/news/eso0650/">eso0650</a>) ve süper yıldız kümesi RMC 136’ya (<a href="http://eso.org/public/news/eso1030/">eso1030</a>) olan fazla yakınlığı nedeniyle  gözden kaçırırlar. Tarantula Bulutsusunun gaz parıldaması bu görüntüdeki ilgi odağını dahi çalmaya çalışmaktadır – buradaki parlak renkler bulutsusunun çevre kısımıdır. Bu yeni resim Şili’de ESO’ ya ait La Silla Gözlemevi’ndeki Yeni Teknoloji Teleskopu’nda bulunan EMMI cihazını kullanarak pek çok farklı renkli filtrelerden elde edilen gözlemden oluşturulmuştur.  İyonize olmuş hidrojen (burada kırmızı renkte görülüyor) ve oksijen (mavi renkte görünüyor) parıldamasından gelen ışık üst üste binerken, yıldızlar doğal renklerinde görülmektedir.</p>
<p>Bulutsuda görülen renkler onları ışıldatan yıldızların sıcaklıklarına bağlıdır.  Süper yıldız kümesi RMC 136’da yer alan Tarantula Bulutsusu’ ndaki genç sıcak yıldızlar bu görüntünün üstünde ve sağındadırlar ve resimde kendini mavi bulutsulaşma olarak gösteren oksijenin parıldamasına neden olacak kadar kuvvetlidir. NGC 2100’ün altında kırmızı parıldama ya RMC 136’daki sıcak yıldızların etkisinin dışa erişiminin ulaşıldığını ya da yalnızca hidrojeni ortaya çıkarabilen soğuk ve yaşlı yıldızların bu bölgede baskın etkiye sahip olduğuna işaret etmektedir. NGC 2100‘de oluşan yıldızlar yaşlı ve daha az enerjiktirler ve bu yüzden onlarla ilişkili az bulutsulaşmaya sahiptirler ya da hiç sahip değildirler.</p>
<p>Yıldız kümeleri aynı zamanda tek bir gaz ve toz bulutundan oluşmuş olan yıldız gruplarıdır. En çok kütleye sahip yıldızlar kümenin merkezinde oluşma eğilimindeyken, daha az kütleli olanlar dış bölgelerde baskındırlar. Bu, merkezde yoğunlaşmış büyük miktarlarda yıldızlar boyunca, kümenin merkezini dış bölgelerden daha fazla parlak yapar.</p>
<p>NGC 2100 bir açık kümedir, yani yıldızları kütle çekimi tarafından göreceli olarak gevşek bir bağlılık gösterirler. Bu kümeler , diğer kümeler ile çekimsel etkileşim süresince nihayetinde dağıldıkları için, onlarca ya da yüzlerce milyon yıl olarak ölçülen bir yaşam süresine sahiptiler. Küresel kümeler, ki uzman olmayan bir gözlemciye benzer görünürler, çok daha fazla yaşlı yıldız içerirler ve birbirlerine daha sıkıca bağlıdırlar ve bu yüzden daha uzun yaşam sürelerine sahiptirler : pek çok küresel küme neredeyse Evren’in kendisi kadar yaşlı olarak ölçülmüştür. Bu yüzden, NGC 2100 Büyük Macellan Bulutu’ndaki komşularından daha yaşlı olabiliyor iken, yıldız kümeleri standartları bakımından hala yeni yetme bir gençtir.</p>
<p>Genç kümelerin bu görüntüsünün verisi David Roma’ nın ESO tarafından 2010’da yapılan gökbilim fotoğraf yarışmasının <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1133/#3">[3]</a> parçası olarak Gizli Hazineler başvurusu için çekilen ESO’ ya ait veri arşivlerinin içinden seçilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak : Eso</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaybilimleri.net/genc-yildizlar-sahnedeki-yerlerini-aliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Varolmaması Gereken Yıldız</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/varolmamasi-gereken-yildiz.html</link>
		<comments>http://www.uzaybilimleri.net/varolmamasi-gereken-yildiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 19:42:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altair</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=1396</guid>
		<description><![CDATA[Avrupalı gökbilimcilerden oluşan bir ekip, birçoklarının imkansız olduğunu düşündüğü bir yıldızın izini ESO&#8217;nun Çok Büyük Teleskopu (VLT) ile sürdü. Bu yıldızın tamamen hidrojen ve helyumdan oluştuğunu ve sadece dikkate değer ölçüde çok küçük bir miktar diğer kimyasal elementleri barındırdığını keşfettiler. Bu şaşırtıcı bileşim, yıldızı genel olarak kabul görmüş yıldız oluşumu teorisinde &#8220;yasaklı bölge&#8221;ye oturtmaktadır ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.uzaybilimleri.net/varolmamasi-gereken-yildiz.html/eso1132a" rel="attachment wp-att-1397"><img class="alignleft size-medium wp-image-1397" title="eso1132a" src="http://www.uzaybilimleri.net/wp-content/uploads/2012/03/eso1132a-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a>Avrupalı gökbilimcilerden oluşan bir ekip, birçoklarının imkansız olduğunu düşündüğü bir yıldızın izini ESO&#8217;nun Çok Büyük Teleskopu (VLT) ile sürdü. Bu yıldızın tamamen hidrojen ve helyumdan oluştuğunu ve sadece dikkate değer ölçüde çok küçük bir miktar diğer kimyasal elementleri barındırdığını keşfettiler. Bu şaşırtıcı bileşim, yıldızı genel olarak kabul görmüş yıldız oluşumu teorisinde &#8220;yasaklı bölge&#8221;ye oturtmaktadır ki bunu anlamı ise bu yıldızın ilk elden oluşmaması gerekirdi.</p>
<p>Şimdiye kadar yıldızlar içinde en düşük helyumdan ağır element (gökbilimcilerin &#8220;metal&#8221; olarak adlandırdığı) bolluğuna sahip, SDSS J102915+172927 <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1132/#1">[1]</a> adı verilen ve Aslan takımyıldızında bulunan sönük bir yıldızda bulundu. Kütlesi Güneş&#8217;ten daha küçük olan yıldız büyük bir olasılıkla 13 milyar yıldan daha yaşlı.</p>
<p><em>&#8220;Genel olarak kabul gören bir teori bunun gibi, düşük kütleli ve oldukça düşük metal bolluğuna sahip yıldızların var olamayacağını öngörmektedir, çünkü içinde oluştukları madde bulutları asla yoğunlaşmış olamaz,&#8221;</em> <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1132/#2">[2]</a> diyor makalenin baş yazarı Elisabetta Caffau (Heidelberg Üniversitesi Gökbilim Merkezi, Almanya ve Paris Gözlemevi, Fransa). <em>&#8220;İlk kez, yasak bölgede bulunan bir yıldız bulmak oldukça şaşırtıcı, ve bu bazı yıldız oluşum modellerini gözden geçirmemiz gerektiği anlamına geliyor.&#8221;</em></p>
<p>Ekip, VLT üzerinde bulunan X-işaretleyici ve UVES aletlerini <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1132/#3">[3]</a> kullanarak yıldızın özelliklerini analiz ettiler. Bu yöntem ekibin, yıldız içeriğinde bulunan değişik kimyasal elementlerin ne bollukta olduğunu hesaplamalarını sağladı. Ekip,  SDSS J102915+172927 içerisindeki metal oranının Güneş&#8217;ten 20 000 kat daha küçük olduğunu buldu <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1132/#4">[4]</a><a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1132/#5">[5]</a>.</p>
<p><em>&#8220;Yıldız sönük ve metal yönünden oldukça fakir, ilk gözlemlerimizde helyumdan ağır sadece tek bir elementin &#8211; kalsiyum -  izine rastlayabildik,&#8221;</em> diyor proje danışmanı Piercarlo Bonifacio (Paris Gözlemevi, Fransa). <em>&#8220;Yıldızın ışığını daha detaylı ve uzun poz süreleri ile izleyerek diğer elementleri de bulabilmek için ESO Genel Müdürü&#8217;nden ek teleskop zamanı talebinde bulunmak zorunda kaldık.&#8221;</em></p>
<p>Evrenbilimciler, en hafif elementlerin – hidrojen ve helyum- ve bir mikta lityumun <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1132/#6">[6]</a> Büyük Patlama&#8217;dan kısa bir süre sonra üretildiğini ve diğer tüm elementlerin daha sonraları yıldızların içinde oluştuğunu düşünüyorlar. Süpernova patlamaları yıldız maddesini yıldızlararası ortama yayarak, metalce zenginleştirdi. Yeni yıldızlar, bu zenginleştirilmiş maddeden oluştular böylece eski yıldızlara nazaran metalce zengin oldular. Bu nedenle bir yıldızın metal bolluğu, yıldızın kaç yaşında olduğunu söylemektedir.</p>
<p><em>&#8220;İncelediğimiz yıldız metal bakımından son derece fakir, yani oldukça ilkel. Şimdiye kadar bulduğumuz en yaşlı yıldızlardan biri olabilir,&#8221;</em> diye ekliyor çalışmalara katılan Lorenzo Monaco (ESO, Şili).</p>
<p>SDSS J102915+172927&#8242;nin lityum barındırmaması da oldukça şaşırtıcıdır. Bu denli yaşlı bir yıldızın bileşimi, fazladan birkaç metal ile birlikte Büyük Patlama sonrası evren bileşimiyle aynı olmalıydı. Ancak ekip, yıldızın lityum oranının Büyük Patlama ile oluşan maddede olması beklenenden 50 kat daha düşük olduğunu buldu.</p>
<p><em>&#8220;Evren&#8217;in başlangıcından hemen sonra oluşan lityumun bu yıldızın içerisinde nasıl yok olduğu da bir gizemdir.&#8221; </em>diye ekliyor Bonifacio.</p>
<p>Araştırmacılar, ayrıca, bu garip yıldızın büyük ihtimalle eşsiz olmadığına parmak basıyor. <em>&#8220;Ayrıca, metal bolluğu </em><em>SDSS J102915+172927&#8242;ninkine benzer hatta daha düşük olabilecek birkaç yıldız adayı da tespit etmiş bulunmaktayız. Şimdi, bu yıldızları da VLT ile gözlemleyerek durumun gerçekten de böyle olup olmadığını görmeyi planlıyoruz,&#8221;</em><em> diyerek sonlandırıyor Caffau.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaybilimleri.net/varolmamasi-gereken-yildiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>VLT ile Başak’ın Gözleri</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/vlt-ile-basakin-gozleri.html</link>
		<comments>http://www.uzaybilimleri.net/vlt-ile-basakin-gozleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 19:40:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altair</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=1390</guid>
		<description><![CDATA[ESO’nun Çok Büyük Teleskopu Gözler takma adlı tuhaf gökada çiftinin şimdiye kadar ki en dikkat çekici görüntüsünü yakaladı. Çiftin büyük olanı NGC 4438 daha önceden sarmal bir gökada idi, fakat son birkaç yüz milyon yıl içinde diğer gökadalarla çarpışarak kötü bir şekil bozukluğuna uğradı. Bu görüntü ESO’nun Kozmik Mücevherler programının ilk ürünü olup, ESO’nun bilim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.uzaybilimleri.net/vlt-ile-basakin-gozleri.html/eso1131a" rel="attachment wp-att-1391"><img class="alignleft size-medium wp-image-1391" title="eso1131a" src="http://www.uzaybilimleri.net/wp-content/uploads/2012/03/eso1131a-300x252.jpg" alt="" width="300" height="252" /></a></p>
<p>ESO’nun Çok Büyük Teleskopu Gözler takma adlı tuhaf gökada çiftinin şimdiye kadar ki en dikkat çekici görüntüsünü yakaladı. Çiftin büyük olanı NGC 4438 daha önceden sarmal bir gökada idi, fakat son birkaç yüz milyon yıl içinde diğer gökadalarla çarpışarak kötü bir şekil bozukluğuna uğradı. Bu görüntü ESO’nun Kozmik Mücevherler programının ilk ürünü olup, ESO’nun bilim toplum amaçlı çalışmaları için gözlem zamanı verilen bir girişimdir.</p>
<p>Başak takımyıldızı doğrultusunda yer alan Gözler, yerden yaklaşık 50-milyon ışık-yılı ve birbirlerinden 100 000 ışık-yılı uzaklıktadırlar. Takma isim, gökada çiftinin merkezleri arasındaki görünür benzerlikten ileri gelmektedir &#8211; ortalama bir teleskopla bakıldığında karanlıkta beyaz oval bir göz çiftini andıran bir parlaklık gibi.</p>
<p>Fakat bu iki gökadanın merkezleri benzer görünse de, sınırları daha farklı görünemezdi. NGC 4435 olarak bilinen sağ alttaki gökada oldukça yoğun ve neredeyse hiç gaz ve toz bulundurmuyor. Karşılaştırma yapılırsa, sol üstteki büyük gökada (NGC 4438) çekirdeğinin hemen altında örtücü bir gaz şeridi görünüyor, merkezinin sol tarafında genç yıldızlar, ve en azından görüntünün sınırlarına kadar uzanan gaz göze çarpmaktadır.</p>
<p>NGC 4438&#8242;in içeriği şiddetli bir süreçle dışarıya atılmıştır: başka bir gökadayla çarpışma. Bu çarpışma gökadanın sarmal şeklini bozmuştur, benzer bir süreci komşu gökadası Andromeda ile üç ya da dört milyar yıl sonra çarpışınca Samanyolu gökadası da yaşayacaktır.</p>
<p>Suçlu NGC 4435 olabilir. Bazı gökbilimciler birkaç 100 milyon yıl önce NGC 4438&#8242;in başına gelen felaketin iki gökada arasındaki 16 000 ışık-yılı içinde son bulduğuna inanıyorlar. Her ne kadar büyük gökada hasara uğramışsa da, daha küçük olanı çarpışmadan daha çok etkilenmiştir. NGC 4438&#8242;in içeriğinin dağıtılması ve NGC 4435&#8242;in kütlesinin azaltılmasından ve gaz ve tozunun çoğunun dışarı atılmasından büyük olasılıkla çarpışmadan kaynaklanan kütleçekimsel gel-gitler sorumludur.</p>
<p>Başka bir olasılığa göre, resimde görülmeyen, Gözler&#8217;den uzaktaki, dev eliptik gökada Messier 86, NGC 4438&#8242;deki yıkımdan sorumlu olabilir. Son gözlemlerde iki büyük gökadayı birleştiren iyonlaşmış hidrojen iplikçikleri bulunmuştur, buna göre bunlar geçmişte çarpışmış olabilirler.</p>
<p>Eliptik gökada Messier 86 ve Gözler, zengin bir gökada grubu olan Başak Kümesi&#8217;nde yer alırlar. Bu tür yakın dörtlülerde gökada çarpışmalar oldukça sık gerçekleşir, o nedenle belki de NGC 4438, hem 4435 hem de Messier 86&#8242;dan zarar görmüş olabilir.</p>
<p>Bu resim, <a href="http://www.eso.org/public/announcements/ann11054/">ESO Kozmik Mücevherler programının</a> bir parçası olarak ilk kez üretilmiştir. Bu, gökbilim görüntülerinin eğitim ve hakla ilişkiler amaçlı kullanımı için geliştirilen yeni girişimdir. Program çoğunlukla gökyüzü koşullarının bilimsel gözlemler için uygun olmadığı zamanları, görsel olarak ilginç, merak uyandırıcı ve ilgi çekici cisimlerin fotoğraflarını çekmek için kullanıyor. Veriler ayrıca ESO&#8217;nun bilim arşiviyle profesyonel gökbilimciler için de uygun hale getiriliyor.<br />
Bu gözlemde, gökyüzünün bir kısmı bulutluydu, ama VLT&#8217;nin FORS2 <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1131/#1">[1]</a> aleti ile çok keskin detayların gözler önüne serilmesi için atmosfer son derece durgundu. Işığın aralarından geçtiği iki farklı filtre kullanıldı: kırmızı (kırmızı renkli) ve yeşil-sarı (mavi renkli), ve poz süresi sırasıyla 1800 saniye ve 1980 saniye olarak verildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak : Eso</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaybilimleri.net/vlt-ile-basakin-gozleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İçi Parıldayan Dev Uzay Lekesi</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/ici-parildayan-dev-uzay-lekesi.html</link>
		<comments>http://www.uzaybilimleri.net/ici-parildayan-dev-uzay-lekesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 14:44:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altair</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=1366</guid>
		<description><![CDATA[ESO’nun Çok Büyük Teleskopu (VLT) ile yapılan gözlemler, Evren’in erken dönemlerindeki nadir ve uçsuz bucaksız bir parıldayan gaz bulutunun ışıma gücünün kaynağı konusuna açıklık getirdi. İlk kez bu gözlemler sayesinde, uzayda bilinen en büyük nesnelerden biri olan bu dev “Lyman-alfa lekesinin” ışıma gücünün, bu lekenin içinde bulunan gökadalar tarafından sağlanması gerektiği gösterildi. Sonuçlar, Nature dergisinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.uzaybilimleri.net/ici-parildayan-dev-uzay-lekesi.html/eso1130a" rel="attachment wp-att-1367"><img class="alignleft size-medium wp-image-1367" title="eso1130a" src="http://www.uzaybilimleri.net/wp-content/uploads/2012/01/eso1130a-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a>ESO’nun Çok Büyük Teleskopu (VLT) ile yapılan gözlemler, Evren’in erken dönemlerindeki nadir ve uçsuz bucaksız bir parıldayan gaz bulutunun ışıma gücünün kaynağı konusuna açıklık getirdi. İlk kez bu gözlemler sayesinde, uzayda bilinen en büyük nesnelerden biri olan bu dev “Lyman-alfa lekesinin” ışıma gücünün, bu lekenin içinde bulunan gökadalar tarafından sağlanması gerektiği gösterildi. Sonuçlar, Nature dergisinin 18 Ağustos tarihli sayısında yayınlanıyor.</p>
<p>Bir gökbilimciler ekibi, Lyman-alfa lekesi olarak adlandırılan nadir bir nesneyi çalışmak için ESO’nun Çok Büyük Teleskopu’ndan (VLT) yararlandılar <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1130/#1">[1]</a>. Bu muazzam ve çok parlak nadir yapılar, genelde Evren’in erken dönemlerinde maddenin yoğunlaştığı  bölgelerde gözlenirler. Gökbilimciler ekibi, bu lekelerden birinden gelen ışığın polarize olduğunu keşfetti <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1130/#2">[2]</a>. Günlük hayatta polarize ışık, örneğin sinemalardaki 3 boyut etkilerini oluşturmak için kullanılmaktadır <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1130/#3">[3]</a>. Şimdi ise ilk kez olarak, polarizasyon etkisi bir Lyman-alfa lekesinde keşfedilmiş  oldu. Bu gözlem, Lyman-alfa lekelerinin nasıl ışıdığının gizemini çözmeye yardımcı oluyor.</p>
<p>Makalenin birinci yazarı olan Matthew Hayes (Toulouse Üniversitesi, Fransa) bunu şöyle açıklıyor: <em>“İlk kez bu gizemli nesnenin parıltısının, buluttaki gazların tek başına ışıldamasından ziyade nesnenin içinde saklı parlak gökadalarının saçılmış ışığından kaynaklandığını gösterdik”</em>.</p>
<p>Lyman-alfa lekeleri, bir kaç yüzbin ışık yılı çapına -yani Samanyolu’nun boyutunun bir kaç katına- ulaşan boyutlarıyla ve en parlak galaksiler kadar ışıma güçleriyle muazzam Hidrojen gazı bulutları olarak Evren’in en büyük nesnelerindendir. Çoğunlukla uzak mesafelerde bulunurlar, yani biz onları henüz Evren’in bir kaç milyar yaşında olduğu dönemlerindeki halleriyle görürüz. Bu yüzden, bu nesneler genç Evren’de gökadaların nasıl oluştuğunu ve evrimleştiğini anlamamız için büyük önem taşırlar. Öte yandan, bu nesnelerin çok yüksek ışıma güçlerinin kaynağı ve ayrıntılı yapıları henüz çok açık olarak bilinmemektedir.</p>
<p>Ekip, bu lekelerin  ilk keşfedilenlerinden ve bilinen en parlaklarından biri olan LAB-1 isimli lekeyi inceledi. Bu leke, 2000 yılında keşfedildi ve bizden çok uzakta olmasından ötürü ışığının bize ulaşması yaklaşık 11,5 milyar yıl alıyor. Yaklaşık 300000 ışık-yılı çapıyla, aynı zamanda bilinen en büyük Lyman-alfa lekelerinden biri ve bir tanesi etkin olmak üzere pek çok ilkel galaksi içeriyor <a href="http://www.eso.org/public/turkey/news/eso1130/#4">[4]</a>.</p>
<p>Lyman-alfa lekelerini açıklamak üzere birbiriyle yarışan pek çok kuram bulunmaktadır. Bir kurama göre, bu lekeler  soğuk gazların lekenin güçlü kütleçekimiyle lekeye doğru çekilip ısınmasıyla ışırlar.  Başka bir kurama  göre ise bu lekelerin ışımasının sebebi, içlerindeki yüksek oranda yıldız oluşumuna sahip veya  maddeyi büyük bir açgözlülükle yutan kara delikler içeren gökadalar gibi parlak nesnelerin varlığıdır. Yeni gözlemler, LAB-1 lekesinin ışıma gücü kaynağının lekeye doğru çekilen gazlar değil bu lekelerin içerdiği gökadalar olduğunu göstermiştir.</p>
<p>Ekip, iki teoriyi, lekeden gelen ışığın polarize olup olmadığını ölçerek sınamışlardır. Gökbilimciler ışığın nasıl polarize olduğunu inceleyerek ışığı oluşturan süreçler ya da kaynağından Dünya’ya doğru ulaşırken ışığa ne olduğu hakkında fikir edinebilirler. Eğer ışık, yansımış ya da saçılmış ise polarize olur ve ilk bakışta kolay kolay anlaşılamayacak bu etki, çok hassas aletlerle belirlenebilir. Öte yandan, bir Lyman-alfa lekesinden gelen ışığın polarizasyonunu ölçecek gözlem yapmak, bu nesnelerin büyük uzaklıklarından dolayı çok zordur.</p>
<p>Makalenin yazarlarından biri olan Claudia Scarlata şöyle eklemektedir: <em>“Bu gözlemler VLT ve onun FORS aleti olmadan gerçekleştirilemezdi. İki şeye açıkça ihtiyacımız vardı: yeterince ışık toplanabilmesi için en az sekiz metrelik bir teleskop ve ışığın polarizasyonunu ölçebilecek yetkinlikte bir kamera. Dünya’daki pek çok gözlemevi bu ikiliyi birlikte sağlamıyor”.</em></p>
<p>Ekip, LAB-1 Lyman-alfa lekesini 15 saat civarında gözleyerek bu kaynaktan gelen ışığın merkez bölge çevresindeki bir halkada polarize olduğunu  ve merkezdeyse polarizasyon olmadığını buldu. Böyle bir etkinin sadece lekeye kütleçekimiyle çekilen gazlar tarafından oluşturulması neredeyse imkânsızdır.  Öte yandan, bu tam da gazlar tarafından saçılmadan önce merkez bölgede bulunan gökadalarından kaynaklanmış ışıktan beklenir.</p>
<p>Gökbilimciler, şimdi daha fazla sayıda bu tür kaynaklara bakarak LAB-1’den elde edilen sonuçların diğer lekeler için de geçerli olup olmadığını belirlemeyi planlamaktadırlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaybilimleri.net/ici-parildayan-dev-uzay-lekesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rusya 2012&#8242;de uzaya 36 roket fırlatacak</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/rusya-2012de-uzaya-36-roket-firlatacak.html</link>
		<comments>http://www.uzaybilimleri.net/rusya-2012de-uzaya-36-roket-firlatacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 14:17:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altair</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Roscosmos]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay Ajanslari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=1359</guid>
		<description><![CDATA[Rus İnterfaks ajansı, 31 uzay aracının Kazakistan&#8217;daki Baykonur üssü, 5&#8242;inin ise Arhangelsk&#8217;in 180 kilometre güneyindeki Plesetsk üssünden fırlatılacağını duyurdu. Soyuz, Proton, Zenit, Rokot türü çeşitli uzay araçlarını uzaya gönderecek Rusya&#8217;nın, yılın ilk çeyreğinde 12, ikinci çeyreğinde 8, üçüncüsünde 9, son çeyrekte ise 7 uzay roketi fırlatacağı bildirildi. Rusya 2011 yılında son 10 yılın rekorunu kırarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.uzaybilimleri.net/?attachment_id=1358" rel="attachment wp-att-1358"><img class="alignleft size-medium wp-image-1358" title="Proton300thLaunchRolloutILS" src="http://www.uzaybilimleri.net/wp-content/uploads/2012/01/Proton300thLaunchRolloutILS-300x233.jpg" alt="" width="300" height="233" /></a>Rus İnterfaks ajansı, 31 uzay aracının Kazakistan&#8217;daki Baykonur üssü, 5&#8242;inin ise Arhangelsk&#8217;in 180 kilometre güneyindeki Plesetsk üssünden fırlatılacağını duyurdu.</p>
<p>Soyuz, Proton, Zenit, Rokot türü çeşitli uzay araçlarını uzaya gönderecek Rusya&#8217;nın, yılın ilk çeyreğinde 12, ikinci çeyreğinde 8, üçüncüsünde 9, son çeyrekte ise 7 uzay roketi fırlatacağı bildirildi.</p>
<p>Rusya 2011 yılında son 10 yılın rekorunu kırarak 32&#8242;si Baykonur uzay üssünden olmak üzere 35 uzay roketi fırlatmıştı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Videoyu izlemek için tıklayınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>http://en.rian.ru/video/20110830/166305761.html</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaybilimleri.net/rusya-2012de-uzaya-36-roket-firlatacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Japonya casus uydu fırlattı</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/japonya-casus-uydu-firlatti.html</link>
		<comments>http://www.uzaybilimleri.net/japonya-casus-uydu-firlatti.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2011 15:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altair</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Jaxa]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay Ajanslari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=1351</guid>
		<description><![CDATA[Japonya Uzay Ajansı (JAXA), ülkenin kuzeyindeki Tanegaşima adasından fırlatılan radarla donatılmış uydunun sorunsuz çalıştığını bildirdi. Eylül ayında başarıyla fırlatılan uydunun ardından bu yıl ikinci kez yörüngeye uydu gönderildiğini belirten yetkililer, gelecek yıl fırlatılacak uyduyla istihbarat sağlayan uydu ağını tamamlamayı amaçladıklarını söyledi. Fırlatılan uydunun birkaç ay içinde istihbarat toplamaya başlayabileceğini kaydeden yetkililer, uyduyla ilgili teknik bilgi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.uzaybilimleri.net/japonya-casus-uydu-firlatti.html/japan-spysatellite" rel="attachment wp-att-1352"><img class="alignleft size-medium wp-image-1352" title="japan-spysatellite" src="http://www.uzaybilimleri.net/wp-content/uploads/2011/12/japan-spysatellite-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p>Japonya Uzay Ajansı (JAXA), ülkenin kuzeyindeki Tanegaşima adasından fırlatılan radarla donatılmış uydunun sorunsuz çalıştığını bildirdi.</p>
<p>Eylül ayında başarıyla fırlatılan uydunun ardından bu yıl ikinci kez yörüngeye uydu gönderildiğini belirten yetkililer, gelecek yıl fırlatılacak uyduyla istihbarat sağlayan uydu ağını tamamlamayı amaçladıklarını söyledi.</p>
<p>Fırlatılan uydunun birkaç ay içinde istihbarat toplamaya başlayabileceğini kaydeden yetkililer, uyduyla ilgili teknik bilgi vermekten kaçındı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Japonya basını, casus uyduların gece ve bulutlu havalarda bilgi toplayabilen radarla donatıldığını yazdı.</p>
<p>İlk casus uydusunu Kuzey Kore&#8217;nin füze çalışmalarından duyulan kaygının etkisiyle 2003 yılında fırlatan Japonya&#8217;nın, yörüngede optik istihbarat toplayabilen 4 uydusu bulunuyor.</p>
<p>Kuzey Kore, 1998 yılındaki füze denemesiyle Japonya&#8217;yı kaygılandırmış, Tokyo yönetimi bu ülkedeki gelişmeleri yakından izlemek amacıyla casus uydu kullanımına ağırlık vermişti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaybilimleri.net/japonya-casus-uydu-firlatti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya büyüklüğünde iki gezegen keşfedildi</title>
		<link>http://www.uzaybilimleri.net/dunya-buyuklugunde-iki-gezegen-kesfedildi.html</link>
		<comments>http://www.uzaybilimleri.net/dunya-buyuklugunde-iki-gezegen-kesfedildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2011 14:58:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altair</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Nasa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzaybilimleri.net/?p=1347</guid>
		<description><![CDATA[Harvard Üniversitesi&#8217;nden bilim insanları, Güneş&#8217;e benzeyen bir yıldızın yörüngesinde bulunan gezegenlerin şimdiye kadar keşfedilen en küçük gezegenler olduğunu açıkladı. Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, gezegenlerden birinin çapı Dünya&#8217;nınkinden yüzde 3 oranında büyük, diğerinin çapı ise Dünya&#8217;nın çapının onda dokuzu kadar. Yüzeyleri Dünya&#8217;nınki gibi kayalarla kaplı olan gezegenlerin sıcaklığı 813 ve 426 derece olarak ölçüldü. &#160; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.uzaybilimleri.net/dunya-buyuklugunde-iki-gezegen-kesfedildi.html/planetlineup-kepler" rel="attachment wp-att-1348"><img class="alignleft size-medium wp-image-1348" title="PlanetLineup-kepler" src="http://www.uzaybilimleri.net/wp-content/uploads/2011/12/PlanetLineup-kepler-300x192.jpg" alt="" width="300" height="192" /></a></p>
<p>Harvard Üniversitesi&#8217;nden bilim insanları, Güneş&#8217;e benzeyen bir yıldızın yörüngesinde bulunan gezegenlerin şimdiye kadar keşfedilen en küçük gezegenler olduğunu açıkladı.</p>
<p>Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, gezegenlerden birinin çapı Dünya&#8217;nınkinden yüzde 3 oranında büyük, diğerinin çapı ise Dünya&#8217;nın çapının onda dokuzu kadar.</p>
<p>Yüzeyleri Dünya&#8217;nınki gibi kayalarla kaplı olan gezegenlerin sıcaklığı 813 ve 426 derece olarak ölçüldü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dünya&#8217;ya 950 ışık yılı uzaklığındaki Kepler-20 yıldızının yörüngesinde keşfedilen gezegenlere, &#8221;Kepler-20e&#8221; ve &#8221;Kepler-20f&#8221; adı verildi.</p>
<p>Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi&#8217;nin (NASA) gezegen avcısı Kepler Teleskobu, 2009 yılından bu yana Dünya büyüklüğünde çok sayıda gezegenle ilgili kanıt buldu.</p>
<p>Birkaç hafta önce Dünya&#8217;ya şaşırtıcı biçimde benzeyen başka bir gezegen bulunmuştu. Dünya&#8217;nın 2,4 katı büyüklükte ve 600 ışık yılı uzaklıktaki gezegene, &#8221;Kepler-22b&#8221; adı verilmişti.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzaybilimleri.net/dunya-buyuklugunde-iki-gezegen-kesfedildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

